Kategoriler
Son Yorumlar
{sonyorumlar}
Popüler Konular
Anket
Video Paylaşımları Yapılsınmı?
Duyurular
Tv Sitemiz Yayında. www.livestream.com/mda62
Tarih: 29-03-2012, 15:59
Kategori: Genel
[flash=425,264]http://imageshack.us/photo/my-images/18/munzurkazandi.png/[/flash]
..
SON DAKİKA: 10. İDARE MAHKEMESİ MUNZUR VADİSİNDE YAPILMASI DÜŞÜNÜLEN KONAKTEPE-1 VE KONAKTEPE-2 BARAJLARININ İPTALİNE KARAR VERDİ.
DERSİMDE 5 AVUKATIN VE 25 VATANDAŞIN ANKARA 10. İDARE MAHKEMESİNE KONAKTEPE-1 VE KONAKTEPE-2 BARAJLARININ İPTAL EDİLMESİNE YÖNELİK AÇTIKLARI DAVAYA İLİŞKİN MAHKEMENİN İPTAL KARAR METNİ AŞAĞIDAKİ GİBİDİR. BU HUKUKİ ZAFER TÜM DERSİM HALKINA KUTLU OLSUN.
KARAR METNİ.
T. C.
ANKARA
10. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO : 2010/2183
KARAR NO : 2012/513
DAVACI : 1- Haydar Çetinkaya
2-Hasan Kaplan
3-Metin Turan
4-Hasan Çiçek
5-Mustafa Yüksel
VEKİLİ : Av. Özgür Ulaş Kaplan
Çağdaş İş merkezi K:2 / TUNCELİ
6-Erdal Meriç
7-Fikri Taş
8-Taylan Yücel
9-Mustafa Turan
VEKİLİ : Av. Bülent Taş
Moğultay Mah.Cumhuriyet Cad.Kılıç İşhanı Kat.3 / TUNCELİ
10-Serdar Erdoğan
11-Burhan Kılınç
12-Murat Polat
13-Ali İhsan Bayır
14-Ayhan Kahraman
VEKİLİ : A v . Enver Erdal Şimşek
Moğultay Mah. Emniyet Sok Gültekinler Ap. Kat:3 No:11 / TUNCELİ
15-Adil Yürük
16-Sevim Çetin
17-Erdemir Çetindere
18-Sinan Parlak
19-Hüseyin Çetin
VEKİLİ : A v . Adnan Çetin
Eski Belediye İşhanı Kat:1/ TUNCELİ
20-Özgür Ateş
21-Ali Kamer Balta
22-Ali Cem Evcin
23-Süleyman Barut
24-Hüseyin Alparslan
VEKİLİ : A v . Özgür Taş
Moğultay Mah. Cumhuriyet Cad. Kılıç İşhanı Kat:3 / TUNCELİ
DAVALILAR : 1- Başbakanlık /ANKARA
2- Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı / ANKARA
3- Orman ve Su İşleri Bakanlığı / ANKARA
MÜDAHİL
(DAVALI YANINDA) : Konaktepe Elektrik Üretim A . Ş .
VEKİLİ : A v . Hasan Erdener Özelgin
Cumhuriyet Cad. Gezi Apt.No. 9 Kat 4 Beyoğlu / İSTANBUL
DAVANIN ÖZETİ : Davacılar tarafından Tunceli ili, Munzur Vadisi Milli Parkı üzerinde yapımı düşünülen Konaktepe 1 Barajı HES ve Konaktepe II Barajı Hes inşaatlarının; söz konusu projelere devam edebilmek için ÇED raporunun alınması gerektiği, anılan santrallerin ÇED raporundan muaf tutulmalarının mümkün olmadığı, Munzur Vadisinin Çevre Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca korunması gereken alan olduğu, bölgenin Türkiye' nin en büyük milli parkı olduğu, üretilmek istenilen enerjinin güneş ve rüzgar enerjisi ile daha ucuza üretilebileceği , söz konusu alanda yapılacak barajlar ile ekolojik dengenin bozulacağı ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
BAŞBAKANLIK
SAVUNMASININ ÖZETİ : Söz konusu projenin 06.06.2002 tarih ve 24777 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ÇED ( Çevresel Etki Değerlendirmesi ) Yönetmeliğinin geçici 1. Maddesi kapsamında olup ÇED raporu hazırlanması zorunluluğundan muaf tutulduğu, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23.02.2006 tarih ve E:2005/3329 , K:2006/52 sayılı kararı gereğince de Konaktepe I ve Konaktepe II HES projelerinin Çevresel Etki Değerlendirme raporundan muaf olduğu, Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 24.10.2001 tarih ve 1181 nolu kararı ile anılan barajların yapılmasında bir sakınca olmadığına karar verildiği , dolayısıyla söz konusu baraj yapımı projesinin iptalini gerektirecek bir husus bulunmadığı , haksız açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
ORMAN ve SU İŞLERİ BAKANLIĞI
DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
SAVUNMASININ ÖZETİ : Davacıların dava konusu ile ilgili menfaat ilişkisi olmadığından davanın öncelikle ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, sözkonusu proje kapsamında yer alan altı adet baraj ve sekiz adet hidroelektrik santralları projesi tamamlandığında toplam 384.5 MW kurulu güçle yılda 1.571 GWh enerji üretilerek yurt ekonomisine 80 milyon dolar katkı sağlayacağı, 1.571 GWh enerjinin ülkemizin toplam enerji üretiminin %1.2'si mertebesinde olup, yaklaşık 750.000 nüfuslu bir kentin enerji ihtiyacına denk olduğu, Konaktepe I ve II HES Barajlarının yer seçiminin 07.02.1993 tarihinden önce yapılmış olması nedeniyle ÇED ( Çevresel Etki Değerlendirmesi ) Yönetmeliğinin geçici 1. Maddesi kapsamında olup ÇED raporu hazırlanması zorunluluğundan muaf tutulduğu, Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 24.10.2001 tarih ve 1181 nolu kararı ile anılan barajların yapılmasında bir sakınca olmadığına karar verildiği , haksız açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
ENERJİ VE TABİİ
KAYNAKLAR BAKANLIĞI
SAVUNMASININ ÖZETİ : Haksız açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
MÜDAHİL ( DAVALI YANINDA)
SAVUNMASININ ÖZETİ : Konaktepe I ve II HES barajı projelerinin ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) Yönetmeliğinin Geçici 1. maddesi kapsamında ÇED raporu hazırlanması zorunluluğundan muaf tutultuduğu, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23.02.2006 tarih ve E:2005/3329 , K:2006/52 sayılı ve Danıştay 10. Dairesinin E:2007/6377, K:2007/5647 sayılı kararları ile söz konusu projelerin ÇED raporundan muaf olduğuna karar verildiği, söz konusu santrallerin çevreye zarar vermediği, konuya ilişkin olarak Ankara, Fırat, Atatürk ve Iğdır Üniversitelerince hazırlanan bilimsel raporlar bulunduğu, söz konusu projelerin tamamen mevzuata uygun olduğu, haksız açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara 10. İdare Mahkemesi’nce, duruşma için önceden belirlenen 03.11.2011 tarihinde davacılar vekilleri Av. Adnan Çetin , Av. Özgür Ulaş Kaplan, Av. Bülent Taş ve Av. Enver Erdal Şimşek' in, davalı Başbakanlığı temsilen Hukuk Müşaviri Müjgan Uçkan' ın , Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nı temsilen Hukuk Müşaviri Zeynep Aksu'nun, Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nı temsilen İbrahim Utku Tiryaki 'nin , Müdahil Konaktepe Elektrik Üretim A.Ş. Vekili Av. Hasan Erdener Özelgin' in geldiği görülerek tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilip işin gereği görüşüldü:
Dava; d avacılar tarafından Tunceli ili, Munzur Vadisi Milli Parkı üzerinde yapımı düşünülen Konaktepe 1 Barajı HES ve Konaktepe II Barajı HES inşaatlarının iptali istemiyle açılmıştır.
2873 sayılı Milli Parklar Kanunu'nun 1. maddesinde; Kanun'un amacı yurdumuzdaki milli ve milletlerarası düzeyde değerlere sahip milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanlarının seçilip belirlenmesine, özellik ve karakterleri bozulmadan korunmasına, geliştirilmesine ve yönetilmesine ilişkin esasları düzenlemek" olarak hükme bağlanmış 2. maddesinin (a) bendinde; milli park, bilimsel ve estetik bakımından, milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat olarak tanımlanmıştır.
Kanun'un 4.maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre milli park olarak belirlenen yerlerin özellik ve nitelikleri göz önünde tutularak, koruma ve kullanma amaçlarını gerçekleştirmek üzere, kuruluş, geliştirme ve işletilmelerini kapsayan gelişme planı, ilgili bakanlıkların olumlu görüşleri ve gerektiğinde fiili katkılarıyla, Tarım ve Orman Bakanlığı'nca hazırlanır ve yürürlüğe konur." düzenlemesine yer verilmiş, "Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Verilecek izinler" başlıklı 7. maddesinde de, "Milli park veya tabiat parklarında, planlarına uygun olması şartıyla, kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılacak her türlü plan, proje ve yatırımlara Tarım ve Orman Bakanlığı'nca izin verilebilir ve uygulamalar bu Kanun hükümlerine göre denetlenir." denilmiştir.
Kanun'un "Yasaklanan Faaliyetler" başlıklı 14. maddesinde ise; "Bu Kanun kapsamına giren yerlerde;
a)Tabii ve ekolojik denge ve tabii ekosistem değeri bozulamaz.
b)Yaban hayatı tahrip edilemez.
c)Bu sahaların özelliklerinin kaybolmasına veya değiştirilmesine sebep olan veya olabilecek her türlü müdahaleler ile toprak, su ve hava kirlenmesi ve benzeri çevre sorunları yaratacak iş ve işlemler yapılamaz
d)Tabii dengeyi bozacak her türlü orman ürünleri üretimi, avlanma ve otlatma yapılamaz.
e)Onaylanmış planlarda belirtilen yapı ve tesisler ve Genelkurmay Başkanlığı'nca ihtiyaç duyulacak savunma sistemi için gerekli tesisler dışında kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk bulunmadıkça her ne suretle olursa olsun hiçbir yapı ve tesis kurulamaz ve işletilemez veya bu alanlarda var olan yerleşim sahaları dışında iskan yapılamaz." hükmü yer almıştır.
Anılan Kanun uyarınca yürürlüğe konulan Milli Parklar Yönetmeliği'nin 5. maddesinde; bu Yönetmeliğin uygulandığı yerlerde tabii kaynakların işletilmesinin yasak olduğu, kamulaştırma ve tahsislerin ise Kanun'un 5. ve 6. maddelerine göre yapılacağı, kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir mecburiyet doğması halinde, planda yer almayan herhangi bir yatırım projesinin uygulanmasına, projenin çevreye yapacağı tesir etüd edilerek, çevre ve kaynak koruma politikalarıyla kabul edilemez bir tezat teşkil etmeyeceğinin tespit edilmesi halinde, planda gerekli değişiklikler yapıldıktan sonra Bakanlıkça izin verileceği belirtilmiş, 21. maddesinde; "Milli park ve tabiat parklarında, planlarına uygun olması şartıyla kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılacak her türlü plan, proje ve yatırımlara Bakanlıkça izin verilebileceği ve uygulamaların Kanun ve Yönetmelik Hükümlerine göre denetleneceği belirtilmiştir.
Buna göre Milli Parklar Kanunu ve ilgili Yönetmelik uyarınca milli park sayılan yerlerde tabii kaynakların işletilmesi yasak olup, kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk doğması durumunda ilgili Bakanlığın izin vermesi koşuluyla istisnai olarak bu tür yerlerde bir proje uygulanabilmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden ; 1983 yılında Munzur Projesi Master planı Raporunda tümü enerji amaçlı altı adet baraj ve sekiz adet HES Projesi önerildiği, 1984 yılında "Munzur Projesi" kapsamı içinde yer alan Konaktepe I ve II Barajı ve Hidroelektrik Santrali Planlama Raporunun DSİ Genel Müdürlüğü tarafından tamamlandığı, 26.2.1998 tarihinde ABD - Türkiye resmi makamları arasında hidroelektrik enerji alanında hükümetler arası ortak bildiri imzalandığı, bildiride, "Munzur Projesi" kapsamı içinde yer alan Konaktepe I ve II Barajı ve Hidroelektrik Santrallerinin kesin projelerinin hazırlanması ile inşaatı ve elektromekanik teçhizatının temin ve tesisinin ABD - Türkiye mühendislik, inşaat ve imalatçı firmalardan oluşan konsorsiyum tarafından kredi temini suretiyle yapımının öngörüldüğü,ABD firmaları ile Türk inşaat ve mühendislik firmalarıyla temas kurarak işin yapımını üstlenecek konsorsiyumlar oluşturulduğu, 10.9.1998 tarihli dava konusu Bakanlar Kurulu Kararıyla; " 26.2.1998 tarihinde ABD - Türkiye arasında Washington D.C.'de imzalanan Hükümetlerarası Ortak Bildiri'de belirlenen Konaktepe I ve II Baraj ve Hidroelektrik Santral Projeleri kesin projesinin hazırlanması ile inşaatı ve elektromekanik teçhizatının temin ve tesisi işinin Türk ve Amerika Birleşik Devletleri firmalarından oluşan konsorsiyum ile müzakerelerde bulunarak, sözkonusu konsorsiyuma yaptırılmasında iç ve dış finansman ihtiyacını karşılamak üzere sağlanacak kredilerin Hazine Müsteşarlığınca uygun bulunması kaydıyla 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerinin uygulanmamasının ve bu konuda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının yetkili kılınmasının, anılan Kanunun 89 uncu maddesi uyarınca kararlaştırıldığını" belirten kararın alındığı, 20.11.1998 tarihli Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı oluruyla Konsorsiyum tarafından verilecek teklifler üzerinde müzakere yapılması ve mutabakat sağlanması halinde sözleşmelerin parafe edilmesi, finansman için teklif edilecek kredilerin incelenmesi ve değerlendirilmesi için Hazine Müsteşarlığıma intikal ettirilmesi, projenin yapımını üstlenen firmaların yeterlik ve imkanlarını tespit, verilecek tekliflerin teknik ve mali yönden incelenmesi ile değerlendirilmesi, müzakerelere geçilmesi, ihale öncesi hazırlık çalışmalarının sonuçlandırılması işlerinin heyet marifetiyle yürütülmesi hususlarında DSİ Genel Müdürlüğü'nün yetkilendirdiği, 8.3.2002 tarihinde Konaktepe l-ll Hidroelektrik Santrallarının kesin projesinin hazırlanmasına ilişkin sözleşmenin düzenlendiği, anılan sözleşmenin Maliye Bakanlığı'nca vize edildikten sonra 27.3.2002 tarihinde de Sayıştay Başkanlığınca tescil edildiği, Çevre Bakanlığı'nın 24.6.2002 tarihli yazısında; Munzur Projesi Konaktepe Barajı projesine ait kesin proje onay tarihinin 7.2.1993 tarihinde olması sebebiyle sözkonusu projenin 6.6.2002 tarih ve 24777 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ÇED Yönetmeliğinin Geçici 4 üncü maddesi kapsamında değerlendirildiği hususlarına yer verilmesi üzerine, bu yazıya istinaden idarece ( Enerji ve Tabiii Kaynaklar Bakanlığı) ÇED Raporunun hazırlanmasına veya herhangi birine hazırlattırılmasına gerek görülmediği, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün 9.6.2005 tarihli yazısında; "projeye ait ÇED Raporu alınması hususunda, projenin eski tarihli olması gerekçesi ile Çevre Bakanlığınca muaf tutulmakla birlikte, projenin bulunduğu yerin milli park sınırları içerisinde olması ve inşaat aşamasında kreditör kuruluşlarca böyle bir rapora gereksinim duyulacağı düşüncesi ile rapor konusu konsorsiyum tarafından hazırlandığının ve Etüd ve Plan Dairesi Başkanlığına onaylanmak üzere teslim edilmesinin beklendiğinin, Konaktepe Barajı ve Konaktepe l-ll Hidroelektrik Santral kati projelerinin sözleşme gereği Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri şirketlerinden oluşan Konaktepe Konsorsiyumu tarafından hazırlandığının ve halen Barajlar ve HES Başkanlığınca onaylanmak üzere incelendiğinin" belirtildiği, aradan geçen uzun süreye rağmen söz konusu proje yapımına başlanılmadığı, davacılar tarafından 13.05.2010 tarihli dilekçeler ile söz konusu HES projelerinin yapımının durdurulması için yapılan başvuruların reddi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, bir başka davacı tarafından Konaktepe Elektrik Üretim A.Ş.' ne Konaktepe I ve II HES için 28.01.2010 tarihinden itiraben 49 yıllığına elektrik üretim lisansı verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan ve Danıştay 13. Dairesinin E:2010/995 sayılı dosyasında görülmekte olan davada verilen 11.10.2010 tarihli kararda; " Konaktepe Elektrik Üretim A Ş. tarafından yapılacak Konaktepe Barajı-Konaktepe HES I ile Konaktepe HES II için 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu, Milli Parklar Yönetmeliği ve Orman Sayılan Alanlarda Verilecek izinler Hakkında Yönetmelik kapsamında Çevre ve Orman Bakanlığı'nca verilmiş bir izin ve yapılmış herhangi bir tahsis bulunmadığı; Munzur Vadisi Milli Park Uzun Devreli Gelişme Planı'nın onaylanmadığı, Maliye Bakanlığı'nca söz konusu proje için herhangi bir tahsis yapılmadığı, yine üretim lisansı sahibi şirket ile su kullanım hakkı imzalayan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'ne de 2873 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliği uyarınca herhangi bir izin verilmediğinin dosya içeriğinden anlaşıldığı, bu durumda, milli park niteliğini taşıyan "Munzur Vadisi"nde su kaynaklarının kullanımı ve işletilmesinin, Milli Parklar Kanunu ve ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca, ancak, "kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk" koşullarının gerçekleştiğinin ilgili Bakanlıkça ortaya konulmasına bağlı olduğu, dolayısıyla milli park sınırları içerisinde kalan dava konusu HES projelerine üretim lisansı verilebilmesi için, öncelikle yukarıda belirtilen koşulların yerine getirilmesinin gerektiği; bu bağlamda, dava konusu işlemin, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinde öngörülen amaçlarla uyumlu olmadığı gibi, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu ve ilgili Yönetmelik hükümlerine de aykın olduğu"gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, yürütmenin durdurulmasına ilişkin karara karşı yapılan itiraz üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26.05.2011 tarih ve YD İtiraz No:2010/1147 sayılı kararında; " Munzur Projesi kapsamı içinde yer alan Konaktepe I ve II Barajı ve Hidroelektrik Santralinin kesin projesinin hazırlanması ile inşaatı ve elektromekanik teçhizatının temin ve tesisi işinin Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri şirketlerinden oluşan konsorsiyuma müzakerelerde bulunularak yaptınlmasına ilişkin Bakanlar Kurulunun 10.09.1998 günlü, 98/11634 sayılı Karan ile bu Karara dayanılarak korsorsiyumla imzalanan sözleşmenin ve söz konusu baraj ve hidroelektrik santralinin yapımından vazgeçilmesi için yaptıkları başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesinin 05.07.2005 günlü E:2002/2180, K:2005/3958 sayılı kararıyla: ÇED Raporunun hazırlanması zorunlu olmasına rağmen, idarece Konaktepe I ve II Barajı ve Hidroelektrik Santrali projesinin ÇED raporunun hazırlanmamasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle Konaktepe I ve II Barajı ve Hidroelektrik Santral inşaatlarının durdurularak yapımından vazgeçilmesi isteminin zımnen reddine ilişkin işlem ile bu işleme dayanak oluşturan 10.09.1998 günlü, 98/11634 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının iptaline karar verilmiş, anılan karar Danıştay İdari Dava Dairelerinin 23.02.2006 günlü, E:2005/3329, K:2006/52 sayılı kararıyla; Konaktepe I ve II Barajı ile Hidroelektrik Santralinin yer seçiminin 07.02.1993 tarihinden önce yapılmış olması ve bu projeye ilişkin yapım işinin, davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 23.6.1997 günlü, 23028 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin geçici 1. maddesi uyarınca "Çevresel Etki Değerlendirme Raporu"ndan muaf olması nedeniyle dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının ve zımni red işleminin iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmediği, öte yandan, kredi kuruluşlarınca bu proje için çevresel Etki Değerlendirme Raporu hazırlatılması isteği üzerine konsorsiyum tarafından Dünya Bankası standartlarında çevresel Etki Değerlendirme Raporu hazırlatılmakta olduğunun anlaşıldığı, hazırlanacak olan söz konusu çevresel Etki Değerlendirme Raporunda, arazi kullanımının, türler ve ekosistemin, hava, su ve toprak Özelliklerinin, toprak kalitesinin sosyo ekonomik özelliklerin ve ayrıca projenin uygulanacağı yerin milli park sınırları içinde olması hususunun değerlendirileceğinde de kuşku bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. Diğer yandan, açılan bir davada Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 07.05.2009 günlü, YD İtiraz No:2008/1490 sayılı kararıyla" davaya konu proje ile ilgili olarak hazırlanan fizibilite raporu çerçevesinde projenin 'çevreye uyumlu' olup olmadığının, çevre mevzuatı açısından zorunlu olan 'ÇED Olumlu Kararı' veya 'ÇED Gerekli Değildir Kararı' alınmasına ilişkin yasal sürecin tamamlanmasının üretim lisansı verilmeden önce bir 'ön şart' olarak kabul edilmesi ve bu ön şartın lisans verilmeden önce aranması gereklidir, "gerekçesine yer verilmiş, davalı idarece de bu karar gözetilerek, 04.08.2002 günlü, 24836 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 30.9.2009 günlü, 27362 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik 10. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, lisans başvurusuna konu üretim tesisi projesinin, 17/07/2008 günlü, 26939 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında olması halinde, söz konusu Yönetmelik kapsamında alınan kararın ibraz edilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir Bu arada. 2872 sayılı Kanun'un 10. maddesine dayanılarak yürürlüğe konulan 17.07.2008 günlü, 26939 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin Geçici 3. maddesinde: 07/02/1993 günlü 21489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinden önce uygulama projeleri onaylanmış veya çevre mevzuatı ve ilgili diğer mevzuat uyarınca yetkili mercilerden izin, ruhsat veya onay ya da kamulaştırma kararı alınmış veya yatırım programına alınmış veya mevzi imar planları onaylanmış projelere veya bu tarihten önce üretim ve/veya işletmeye başladığı belgelenen projelere Çevre Kanunu ve ilgili diğer yönetmeliklerde alınması gereken izinler saklı kalmak kaydıyla bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmüş ise de, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 07.10.2010 günlü, E:2010/968 sayılı kararıyla: Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin Geçici 3. maddesi hükmünün , 07.02,1993 günlü. 21489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin Geçici 1 maddesinde de yer aldığı ve 1983 yılında yürürlüğe giren 2872 sayılı Yasa'dan sonra yapılan ilk düzenleme olduğu, diğer bir ifadeyle daha önce bu konuda çıkarılmış bir yönetmelik bulunmaması nedeniyle ÇED raporu hazırlanmadan uygulanmasına başlanılmış faaliyetlerin ve yatırımların Yönetmelik kapsamı dışında bırakıldığı ve bu istisna hükmüne daha sonra yapılan tüm Yönetmelik değişikliklerinde de yer verildiği, ÇED süreci izlenilmesi zorunlu olan projeler yönünden dahi anılan Yönetmeliklerde yatınma başlanılması için belirli bir süre öngörülmekte iken, 07.02.1993 tarihinden önce uygulama projeleri onaylanmış veya çevre mevzuatı ile ilgili diğer mevzuat uyannca yetkili mercilerden izin. Ruhsat veya onay ya da kamulaştırma kararı alınmış veya yatırım programına alınmış veya mevzi imar planları onaylanmış projelere, yatırıma başlanması için belirli bir süre öngörülmeksizin aradan geçen bunca zamana rağmen, ÇED sürecinden muafiyet sağlayan düzenlemede, çevrenin korunması ilkesi açısından hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle" dava konusu Yönetmeliğin Geçici 3 maddesinin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiş; ancak. ÇED sürecinin planlama aşamasında yer alan projelere uygulanması gerekliliği karşısında, planlama aşaması geçmiş olan, diğer bir anlatımla, üretim ve/veya işletmeye başladığı belgelenen projelere anılan madde hükmüyle muafiyet tanınmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı da anılan kararda belirtilmiştir. Bu durumda: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 23.02.2006 günlü, E:2005/3329, K:2006/52 sayılı kararında "çevresel Etki Değerlendirme Raporu"ndan muaf olduğu belirtilmekle birlikte kredi kuruluşlarının isteği üzerine hazırlanacak olan çevresel Etki Değerlendirme Raporunda, arazi kullanımının, türler ve ekosistemin, hava, su ve toprak özelliklerinin, toprak kalitesinin, sosyo ekonomik özelliklerin değerlendirileceği hususuna yer verilmiş olması, 17/07/7.008 günlü 26939 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin Geçici 3. maddesi hakkında 07.02.1993 tarihinden önceki projeler için belirli bir süre öngörülmeksizin ÇED sürecinden muafiyet sağlanmasında çevrenin korunması ilkesi açısından hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilmesi ve Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 10. maddesinin 3. Fıkrasının (e) bendi uyarınca lisans verilebilmesi için ÇED Raporu alınması gerektiği düzenlemesinin getirilmiş olması karşısında, dava konusu elektrik üretim lisansının verilebilmesi için ÇED Raporunun da aranması gerektiği sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği görülmektedir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26.05.2011 tarih ve 2010/1147 sayılı kararı gereğince söz konusu projelere devam edilebilmesi içen ÇED raporunun alınması gerektiği, Mahkememizin 29.12.2011 tarihli ara kararı ile anılan karar uyarınca Çevresel Etki Değerlendirme Raporunun hazırlanıp hazırlanmadığının sorulduğu , 27.01.2012 tarihinde kayda giren cevabi yazıda ise Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliği çerçevesinde Konaktepe I ve Konaktepe II HES İnşaatı projeleri için herhangi bir başvuru bulunmadığının belirtildiği , dolayısıyla ÇED raporu alınmadığı anlaşıldığından, davacılar tarafından yapılan başvurunun bu gerekçe ile reddine ilişkin işlemlerde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle , dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 361,05 TL yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.200,00 TL vekalet ücretinin davalı idare lerden 1/3 oranında alınarak davacılara verilmesine , artan posta ücretinin isteği halinde davacılara iadesine, kararın tebliğini izleyen tarihten itibaren 30 gün içinde Danıştay’da temyiz yolu açık olmak üzere, 14.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
MAHMUT ŞEN
37750 Üye
MURAT TEKELİOĞLU
101779 Üye
ENDER GÜNGÖR
103138
YARGILAMA GİDERLERİ :
Başvurma Harcı : 17,15TL
Karar Harcı: 17,15TL
VekaletHarcı : 66,00TL
Y.D. Harcı :
Y.D. İtiraz Harcı:
Posta Gideri: 28,15 TL
53,00 TL
179,60TL
TOPLAM: 361,05 TL
..
SON DAKİKA: 10. İDARE MAHKEMESİ MUNZUR VADİSİNDE YAPILMASI DÜŞÜNÜLEN KONAKTEPE-1 VE KONAKTEPE-2 BARAJLARININ İPTALİNE KARAR VERDİ.
DERSİMDE 5 AVUKATIN VE 25 VATANDAŞIN ANKARA 10. İDARE MAHKEMESİNE KONAKTEPE-1 VE KONAKTEPE-2 BARAJLARININ İPTAL EDİLMESİNE YÖNELİK AÇTIKLARI DAVAYA İLİŞKİN MAHKEMENİN İPTAL KARAR METNİ AŞAĞIDAKİ GİBİDİR. BU HUKUKİ ZAFER TÜM DERSİM HALKINA KUTLU OLSUN.
KARAR METNİ.
T. C.
ANKARA
10. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO : 2010/2183
KARAR NO : 2012/513
DAVACI : 1- Haydar Çetinkaya
2-Hasan Kaplan
3-Metin Turan
4-Hasan Çiçek
5-Mustafa Yüksel
VEKİLİ : Av. Özgür Ulaş Kaplan
Çağdaş İş merkezi K:2 / TUNCELİ
6-Erdal Meriç
7-Fikri Taş
8-Taylan Yücel
9-Mustafa Turan
VEKİLİ : Av. Bülent Taş
Moğultay Mah.Cumhuriyet Cad.Kılıç İşhanı Kat.3 / TUNCELİ
10-Serdar Erdoğan
11-Burhan Kılınç
12-Murat Polat
13-Ali İhsan Bayır
14-Ayhan Kahraman
VEKİLİ : A v . Enver Erdal Şimşek
Moğultay Mah. Emniyet Sok Gültekinler Ap. Kat:3 No:11 / TUNCELİ
15-Adil Yürük
16-Sevim Çetin
17-Erdemir Çetindere
18-Sinan Parlak
19-Hüseyin Çetin
VEKİLİ : A v . Adnan Çetin
Eski Belediye İşhanı Kat:1/ TUNCELİ
20-Özgür Ateş
21-Ali Kamer Balta
22-Ali Cem Evcin
23-Süleyman Barut
24-Hüseyin Alparslan
VEKİLİ : A v . Özgür Taş
Moğultay Mah. Cumhuriyet Cad. Kılıç İşhanı Kat:3 / TUNCELİ
DAVALILAR : 1- Başbakanlık /ANKARA
2- Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı / ANKARA
3- Orman ve Su İşleri Bakanlığı / ANKARA
MÜDAHİL
(DAVALI YANINDA) : Konaktepe Elektrik Üretim A . Ş .
VEKİLİ : A v . Hasan Erdener Özelgin
Cumhuriyet Cad. Gezi Apt.No. 9 Kat 4 Beyoğlu / İSTANBUL
DAVANIN ÖZETİ : Davacılar tarafından Tunceli ili, Munzur Vadisi Milli Parkı üzerinde yapımı düşünülen Konaktepe 1 Barajı HES ve Konaktepe II Barajı Hes inşaatlarının; söz konusu projelere devam edebilmek için ÇED raporunun alınması gerektiği, anılan santrallerin ÇED raporundan muaf tutulmalarının mümkün olmadığı, Munzur Vadisinin Çevre Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca korunması gereken alan olduğu, bölgenin Türkiye' nin en büyük milli parkı olduğu, üretilmek istenilen enerjinin güneş ve rüzgar enerjisi ile daha ucuza üretilebileceği , söz konusu alanda yapılacak barajlar ile ekolojik dengenin bozulacağı ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
BAŞBAKANLIK
SAVUNMASININ ÖZETİ : Söz konusu projenin 06.06.2002 tarih ve 24777 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ÇED ( Çevresel Etki Değerlendirmesi ) Yönetmeliğinin geçici 1. Maddesi kapsamında olup ÇED raporu hazırlanması zorunluluğundan muaf tutulduğu, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23.02.2006 tarih ve E:2005/3329 , K:2006/52 sayılı kararı gereğince de Konaktepe I ve Konaktepe II HES projelerinin Çevresel Etki Değerlendirme raporundan muaf olduğu, Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 24.10.2001 tarih ve 1181 nolu kararı ile anılan barajların yapılmasında bir sakınca olmadığına karar verildiği , dolayısıyla söz konusu baraj yapımı projesinin iptalini gerektirecek bir husus bulunmadığı , haksız açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
ORMAN ve SU İŞLERİ BAKANLIĞI
DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
SAVUNMASININ ÖZETİ : Davacıların dava konusu ile ilgili menfaat ilişkisi olmadığından davanın öncelikle ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, sözkonusu proje kapsamında yer alan altı adet baraj ve sekiz adet hidroelektrik santralları projesi tamamlandığında toplam 384.5 MW kurulu güçle yılda 1.571 GWh enerji üretilerek yurt ekonomisine 80 milyon dolar katkı sağlayacağı, 1.571 GWh enerjinin ülkemizin toplam enerji üretiminin %1.2'si mertebesinde olup, yaklaşık 750.000 nüfuslu bir kentin enerji ihtiyacına denk olduğu, Konaktepe I ve II HES Barajlarının yer seçiminin 07.02.1993 tarihinden önce yapılmış olması nedeniyle ÇED ( Çevresel Etki Değerlendirmesi ) Yönetmeliğinin geçici 1. Maddesi kapsamında olup ÇED raporu hazırlanması zorunluluğundan muaf tutulduğu, Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 24.10.2001 tarih ve 1181 nolu kararı ile anılan barajların yapılmasında bir sakınca olmadığına karar verildiği , haksız açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
ENERJİ VE TABİİ
KAYNAKLAR BAKANLIĞI
SAVUNMASININ ÖZETİ : Haksız açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
MÜDAHİL ( DAVALI YANINDA)
SAVUNMASININ ÖZETİ : Konaktepe I ve II HES barajı projelerinin ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) Yönetmeliğinin Geçici 1. maddesi kapsamında ÇED raporu hazırlanması zorunluluğundan muaf tutultuduğu, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23.02.2006 tarih ve E:2005/3329 , K:2006/52 sayılı ve Danıştay 10. Dairesinin E:2007/6377, K:2007/5647 sayılı kararları ile söz konusu projelerin ÇED raporundan muaf olduğuna karar verildiği, söz konusu santrallerin çevreye zarar vermediği, konuya ilişkin olarak Ankara, Fırat, Atatürk ve Iğdır Üniversitelerince hazırlanan bilimsel raporlar bulunduğu, söz konusu projelerin tamamen mevzuata uygun olduğu, haksız açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara 10. İdare Mahkemesi’nce, duruşma için önceden belirlenen 03.11.2011 tarihinde davacılar vekilleri Av. Adnan Çetin , Av. Özgür Ulaş Kaplan, Av. Bülent Taş ve Av. Enver Erdal Şimşek' in, davalı Başbakanlığı temsilen Hukuk Müşaviri Müjgan Uçkan' ın , Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nı temsilen Hukuk Müşaviri Zeynep Aksu'nun, Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nı temsilen İbrahim Utku Tiryaki 'nin , Müdahil Konaktepe Elektrik Üretim A.Ş. Vekili Av. Hasan Erdener Özelgin' in geldiği görülerek tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilip işin gereği görüşüldü:
Dava; d avacılar tarafından Tunceli ili, Munzur Vadisi Milli Parkı üzerinde yapımı düşünülen Konaktepe 1 Barajı HES ve Konaktepe II Barajı HES inşaatlarının iptali istemiyle açılmıştır.
2873 sayılı Milli Parklar Kanunu'nun 1. maddesinde; Kanun'un amacı yurdumuzdaki milli ve milletlerarası düzeyde değerlere sahip milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanlarının seçilip belirlenmesine, özellik ve karakterleri bozulmadan korunmasına, geliştirilmesine ve yönetilmesine ilişkin esasları düzenlemek" olarak hükme bağlanmış 2. maddesinin (a) bendinde; milli park, bilimsel ve estetik bakımından, milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat olarak tanımlanmıştır.
Kanun'un 4.maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre milli park olarak belirlenen yerlerin özellik ve nitelikleri göz önünde tutularak, koruma ve kullanma amaçlarını gerçekleştirmek üzere, kuruluş, geliştirme ve işletilmelerini kapsayan gelişme planı, ilgili bakanlıkların olumlu görüşleri ve gerektiğinde fiili katkılarıyla, Tarım ve Orman Bakanlığı'nca hazırlanır ve yürürlüğe konur." düzenlemesine yer verilmiş, "Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Verilecek izinler" başlıklı 7. maddesinde de, "Milli park veya tabiat parklarında, planlarına uygun olması şartıyla, kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılacak her türlü plan, proje ve yatırımlara Tarım ve Orman Bakanlığı'nca izin verilebilir ve uygulamalar bu Kanun hükümlerine göre denetlenir." denilmiştir.
Kanun'un "Yasaklanan Faaliyetler" başlıklı 14. maddesinde ise; "Bu Kanun kapsamına giren yerlerde;
a)Tabii ve ekolojik denge ve tabii ekosistem değeri bozulamaz.
b)Yaban hayatı tahrip edilemez.
c)Bu sahaların özelliklerinin kaybolmasına veya değiştirilmesine sebep olan veya olabilecek her türlü müdahaleler ile toprak, su ve hava kirlenmesi ve benzeri çevre sorunları yaratacak iş ve işlemler yapılamaz
d)Tabii dengeyi bozacak her türlü orman ürünleri üretimi, avlanma ve otlatma yapılamaz.
e)Onaylanmış planlarda belirtilen yapı ve tesisler ve Genelkurmay Başkanlığı'nca ihtiyaç duyulacak savunma sistemi için gerekli tesisler dışında kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk bulunmadıkça her ne suretle olursa olsun hiçbir yapı ve tesis kurulamaz ve işletilemez veya bu alanlarda var olan yerleşim sahaları dışında iskan yapılamaz." hükmü yer almıştır.
Anılan Kanun uyarınca yürürlüğe konulan Milli Parklar Yönetmeliği'nin 5. maddesinde; bu Yönetmeliğin uygulandığı yerlerde tabii kaynakların işletilmesinin yasak olduğu, kamulaştırma ve tahsislerin ise Kanun'un 5. ve 6. maddelerine göre yapılacağı, kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir mecburiyet doğması halinde, planda yer almayan herhangi bir yatırım projesinin uygulanmasına, projenin çevreye yapacağı tesir etüd edilerek, çevre ve kaynak koruma politikalarıyla kabul edilemez bir tezat teşkil etmeyeceğinin tespit edilmesi halinde, planda gerekli değişiklikler yapıldıktan sonra Bakanlıkça izin verileceği belirtilmiş, 21. maddesinde; "Milli park ve tabiat parklarında, planlarına uygun olması şartıyla kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılacak her türlü plan, proje ve yatırımlara Bakanlıkça izin verilebileceği ve uygulamaların Kanun ve Yönetmelik Hükümlerine göre denetleneceği belirtilmiştir.
Buna göre Milli Parklar Kanunu ve ilgili Yönetmelik uyarınca milli park sayılan yerlerde tabii kaynakların işletilmesi yasak olup, kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk doğması durumunda ilgili Bakanlığın izin vermesi koşuluyla istisnai olarak bu tür yerlerde bir proje uygulanabilmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden ; 1983 yılında Munzur Projesi Master planı Raporunda tümü enerji amaçlı altı adet baraj ve sekiz adet HES Projesi önerildiği, 1984 yılında "Munzur Projesi" kapsamı içinde yer alan Konaktepe I ve II Barajı ve Hidroelektrik Santrali Planlama Raporunun DSİ Genel Müdürlüğü tarafından tamamlandığı, 26.2.1998 tarihinde ABD - Türkiye resmi makamları arasında hidroelektrik enerji alanında hükümetler arası ortak bildiri imzalandığı, bildiride, "Munzur Projesi" kapsamı içinde yer alan Konaktepe I ve II Barajı ve Hidroelektrik Santrallerinin kesin projelerinin hazırlanması ile inşaatı ve elektromekanik teçhizatının temin ve tesisinin ABD - Türkiye mühendislik, inşaat ve imalatçı firmalardan oluşan konsorsiyum tarafından kredi temini suretiyle yapımının öngörüldüğü,ABD firmaları ile Türk inşaat ve mühendislik firmalarıyla temas kurarak işin yapımını üstlenecek konsorsiyumlar oluşturulduğu, 10.9.1998 tarihli dava konusu Bakanlar Kurulu Kararıyla; " 26.2.1998 tarihinde ABD - Türkiye arasında Washington D.C.'de imzalanan Hükümetlerarası Ortak Bildiri'de belirlenen Konaktepe I ve II Baraj ve Hidroelektrik Santral Projeleri kesin projesinin hazırlanması ile inşaatı ve elektromekanik teçhizatının temin ve tesisi işinin Türk ve Amerika Birleşik Devletleri firmalarından oluşan konsorsiyum ile müzakerelerde bulunarak, sözkonusu konsorsiyuma yaptırılmasında iç ve dış finansman ihtiyacını karşılamak üzere sağlanacak kredilerin Hazine Müsteşarlığınca uygun bulunması kaydıyla 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerinin uygulanmamasının ve bu konuda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının yetkili kılınmasının, anılan Kanunun 89 uncu maddesi uyarınca kararlaştırıldığını" belirten kararın alındığı, 20.11.1998 tarihli Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı oluruyla Konsorsiyum tarafından verilecek teklifler üzerinde müzakere yapılması ve mutabakat sağlanması halinde sözleşmelerin parafe edilmesi, finansman için teklif edilecek kredilerin incelenmesi ve değerlendirilmesi için Hazine Müsteşarlığıma intikal ettirilmesi, projenin yapımını üstlenen firmaların yeterlik ve imkanlarını tespit, verilecek tekliflerin teknik ve mali yönden incelenmesi ile değerlendirilmesi, müzakerelere geçilmesi, ihale öncesi hazırlık çalışmalarının sonuçlandırılması işlerinin heyet marifetiyle yürütülmesi hususlarında DSİ Genel Müdürlüğü'nün yetkilendirdiği, 8.3.2002 tarihinde Konaktepe l-ll Hidroelektrik Santrallarının kesin projesinin hazırlanmasına ilişkin sözleşmenin düzenlendiği, anılan sözleşmenin Maliye Bakanlığı'nca vize edildikten sonra 27.3.2002 tarihinde de Sayıştay Başkanlığınca tescil edildiği, Çevre Bakanlığı'nın 24.6.2002 tarihli yazısında; Munzur Projesi Konaktepe Barajı projesine ait kesin proje onay tarihinin 7.2.1993 tarihinde olması sebebiyle sözkonusu projenin 6.6.2002 tarih ve 24777 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ÇED Yönetmeliğinin Geçici 4 üncü maddesi kapsamında değerlendirildiği hususlarına yer verilmesi üzerine, bu yazıya istinaden idarece ( Enerji ve Tabiii Kaynaklar Bakanlığı) ÇED Raporunun hazırlanmasına veya herhangi birine hazırlattırılmasına gerek görülmediği, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün 9.6.2005 tarihli yazısında; "projeye ait ÇED Raporu alınması hususunda, projenin eski tarihli olması gerekçesi ile Çevre Bakanlığınca muaf tutulmakla birlikte, projenin bulunduğu yerin milli park sınırları içerisinde olması ve inşaat aşamasında kreditör kuruluşlarca böyle bir rapora gereksinim duyulacağı düşüncesi ile rapor konusu konsorsiyum tarafından hazırlandığının ve Etüd ve Plan Dairesi Başkanlığına onaylanmak üzere teslim edilmesinin beklendiğinin, Konaktepe Barajı ve Konaktepe l-ll Hidroelektrik Santral kati projelerinin sözleşme gereği Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri şirketlerinden oluşan Konaktepe Konsorsiyumu tarafından hazırlandığının ve halen Barajlar ve HES Başkanlığınca onaylanmak üzere incelendiğinin" belirtildiği, aradan geçen uzun süreye rağmen söz konusu proje yapımına başlanılmadığı, davacılar tarafından 13.05.2010 tarihli dilekçeler ile söz konusu HES projelerinin yapımının durdurulması için yapılan başvuruların reddi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, bir başka davacı tarafından Konaktepe Elektrik Üretim A.Ş.' ne Konaktepe I ve II HES için 28.01.2010 tarihinden itiraben 49 yıllığına elektrik üretim lisansı verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan ve Danıştay 13. Dairesinin E:2010/995 sayılı dosyasında görülmekte olan davada verilen 11.10.2010 tarihli kararda; " Konaktepe Elektrik Üretim A Ş. tarafından yapılacak Konaktepe Barajı-Konaktepe HES I ile Konaktepe HES II için 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu, Milli Parklar Yönetmeliği ve Orman Sayılan Alanlarda Verilecek izinler Hakkında Yönetmelik kapsamında Çevre ve Orman Bakanlığı'nca verilmiş bir izin ve yapılmış herhangi bir tahsis bulunmadığı; Munzur Vadisi Milli Park Uzun Devreli Gelişme Planı'nın onaylanmadığı, Maliye Bakanlığı'nca söz konusu proje için herhangi bir tahsis yapılmadığı, yine üretim lisansı sahibi şirket ile su kullanım hakkı imzalayan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'ne de 2873 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliği uyarınca herhangi bir izin verilmediğinin dosya içeriğinden anlaşıldığı, bu durumda, milli park niteliğini taşıyan "Munzur Vadisi"nde su kaynaklarının kullanımı ve işletilmesinin, Milli Parklar Kanunu ve ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca, ancak, "kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk" koşullarının gerçekleştiğinin ilgili Bakanlıkça ortaya konulmasına bağlı olduğu, dolayısıyla milli park sınırları içerisinde kalan dava konusu HES projelerine üretim lisansı verilebilmesi için, öncelikle yukarıda belirtilen koşulların yerine getirilmesinin gerektiği; bu bağlamda, dava konusu işlemin, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinde öngörülen amaçlarla uyumlu olmadığı gibi, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu ve ilgili Yönetmelik hükümlerine de aykın olduğu"gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, yürütmenin durdurulmasına ilişkin karara karşı yapılan itiraz üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26.05.2011 tarih ve YD İtiraz No:2010/1147 sayılı kararında; " Munzur Projesi kapsamı içinde yer alan Konaktepe I ve II Barajı ve Hidroelektrik Santralinin kesin projesinin hazırlanması ile inşaatı ve elektromekanik teçhizatının temin ve tesisi işinin Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri şirketlerinden oluşan konsorsiyuma müzakerelerde bulunularak yaptınlmasına ilişkin Bakanlar Kurulunun 10.09.1998 günlü, 98/11634 sayılı Karan ile bu Karara dayanılarak korsorsiyumla imzalanan sözleşmenin ve söz konusu baraj ve hidroelektrik santralinin yapımından vazgeçilmesi için yaptıkları başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesinin 05.07.2005 günlü E:2002/2180, K:2005/3958 sayılı kararıyla: ÇED Raporunun hazırlanması zorunlu olmasına rağmen, idarece Konaktepe I ve II Barajı ve Hidroelektrik Santrali projesinin ÇED raporunun hazırlanmamasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle Konaktepe I ve II Barajı ve Hidroelektrik Santral inşaatlarının durdurularak yapımından vazgeçilmesi isteminin zımnen reddine ilişkin işlem ile bu işleme dayanak oluşturan 10.09.1998 günlü, 98/11634 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının iptaline karar verilmiş, anılan karar Danıştay İdari Dava Dairelerinin 23.02.2006 günlü, E:2005/3329, K:2006/52 sayılı kararıyla; Konaktepe I ve II Barajı ile Hidroelektrik Santralinin yer seçiminin 07.02.1993 tarihinden önce yapılmış olması ve bu projeye ilişkin yapım işinin, davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 23.6.1997 günlü, 23028 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin geçici 1. maddesi uyarınca "Çevresel Etki Değerlendirme Raporu"ndan muaf olması nedeniyle dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının ve zımni red işleminin iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmediği, öte yandan, kredi kuruluşlarınca bu proje için çevresel Etki Değerlendirme Raporu hazırlatılması isteği üzerine konsorsiyum tarafından Dünya Bankası standartlarında çevresel Etki Değerlendirme Raporu hazırlatılmakta olduğunun anlaşıldığı, hazırlanacak olan söz konusu çevresel Etki Değerlendirme Raporunda, arazi kullanımının, türler ve ekosistemin, hava, su ve toprak Özelliklerinin, toprak kalitesinin sosyo ekonomik özelliklerin ve ayrıca projenin uygulanacağı yerin milli park sınırları içinde olması hususunun değerlendirileceğinde de kuşku bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. Diğer yandan, açılan bir davada Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 07.05.2009 günlü, YD İtiraz No:2008/1490 sayılı kararıyla" davaya konu proje ile ilgili olarak hazırlanan fizibilite raporu çerçevesinde projenin 'çevreye uyumlu' olup olmadığının, çevre mevzuatı açısından zorunlu olan 'ÇED Olumlu Kararı' veya 'ÇED Gerekli Değildir Kararı' alınmasına ilişkin yasal sürecin tamamlanmasının üretim lisansı verilmeden önce bir 'ön şart' olarak kabul edilmesi ve bu ön şartın lisans verilmeden önce aranması gereklidir, "gerekçesine yer verilmiş, davalı idarece de bu karar gözetilerek, 04.08.2002 günlü, 24836 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 30.9.2009 günlü, 27362 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik 10. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, lisans başvurusuna konu üretim tesisi projesinin, 17/07/2008 günlü, 26939 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında olması halinde, söz konusu Yönetmelik kapsamında alınan kararın ibraz edilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir Bu arada. 2872 sayılı Kanun'un 10. maddesine dayanılarak yürürlüğe konulan 17.07.2008 günlü, 26939 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin Geçici 3. maddesinde: 07/02/1993 günlü 21489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinden önce uygulama projeleri onaylanmış veya çevre mevzuatı ve ilgili diğer mevzuat uyarınca yetkili mercilerden izin, ruhsat veya onay ya da kamulaştırma kararı alınmış veya yatırım programına alınmış veya mevzi imar planları onaylanmış projelere veya bu tarihten önce üretim ve/veya işletmeye başladığı belgelenen projelere Çevre Kanunu ve ilgili diğer yönetmeliklerde alınması gereken izinler saklı kalmak kaydıyla bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmüş ise de, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 07.10.2010 günlü, E:2010/968 sayılı kararıyla: Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin Geçici 3. maddesi hükmünün , 07.02,1993 günlü. 21489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin Geçici 1 maddesinde de yer aldığı ve 1983 yılında yürürlüğe giren 2872 sayılı Yasa'dan sonra yapılan ilk düzenleme olduğu, diğer bir ifadeyle daha önce bu konuda çıkarılmış bir yönetmelik bulunmaması nedeniyle ÇED raporu hazırlanmadan uygulanmasına başlanılmış faaliyetlerin ve yatırımların Yönetmelik kapsamı dışında bırakıldığı ve bu istisna hükmüne daha sonra yapılan tüm Yönetmelik değişikliklerinde de yer verildiği, ÇED süreci izlenilmesi zorunlu olan projeler yönünden dahi anılan Yönetmeliklerde yatınma başlanılması için belirli bir süre öngörülmekte iken, 07.02.1993 tarihinden önce uygulama projeleri onaylanmış veya çevre mevzuatı ile ilgili diğer mevzuat uyannca yetkili mercilerden izin. Ruhsat veya onay ya da kamulaştırma kararı alınmış veya yatırım programına alınmış veya mevzi imar planları onaylanmış projelere, yatırıma başlanması için belirli bir süre öngörülmeksizin aradan geçen bunca zamana rağmen, ÇED sürecinden muafiyet sağlayan düzenlemede, çevrenin korunması ilkesi açısından hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle" dava konusu Yönetmeliğin Geçici 3 maddesinin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiş; ancak. ÇED sürecinin planlama aşamasında yer alan projelere uygulanması gerekliliği karşısında, planlama aşaması geçmiş olan, diğer bir anlatımla, üretim ve/veya işletmeye başladığı belgelenen projelere anılan madde hükmüyle muafiyet tanınmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı da anılan kararda belirtilmiştir. Bu durumda: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 23.02.2006 günlü, E:2005/3329, K:2006/52 sayılı kararında "çevresel Etki Değerlendirme Raporu"ndan muaf olduğu belirtilmekle birlikte kredi kuruluşlarının isteği üzerine hazırlanacak olan çevresel Etki Değerlendirme Raporunda, arazi kullanımının, türler ve ekosistemin, hava, su ve toprak özelliklerinin, toprak kalitesinin, sosyo ekonomik özelliklerin değerlendirileceği hususuna yer verilmiş olması, 17/07/7.008 günlü 26939 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin Geçici 3. maddesi hakkında 07.02.1993 tarihinden önceki projeler için belirli bir süre öngörülmeksizin ÇED sürecinden muafiyet sağlanmasında çevrenin korunması ilkesi açısından hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilmesi ve Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 10. maddesinin 3. Fıkrasının (e) bendi uyarınca lisans verilebilmesi için ÇED Raporu alınması gerektiği düzenlemesinin getirilmiş olması karşısında, dava konusu elektrik üretim lisansının verilebilmesi için ÇED Raporunun da aranması gerektiği sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği görülmektedir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26.05.2011 tarih ve 2010/1147 sayılı kararı gereğince söz konusu projelere devam edilebilmesi içen ÇED raporunun alınması gerektiği, Mahkememizin 29.12.2011 tarihli ara kararı ile anılan karar uyarınca Çevresel Etki Değerlendirme Raporunun hazırlanıp hazırlanmadığının sorulduğu , 27.01.2012 tarihinde kayda giren cevabi yazıda ise Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliği çerçevesinde Konaktepe I ve Konaktepe II HES İnşaatı projeleri için herhangi bir başvuru bulunmadığının belirtildiği , dolayısıyla ÇED raporu alınmadığı anlaşıldığından, davacılar tarafından yapılan başvurunun bu gerekçe ile reddine ilişkin işlemlerde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle , dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 361,05 TL yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.200,00 TL vekalet ücretinin davalı idare lerden 1/3 oranında alınarak davacılara verilmesine , artan posta ücretinin isteği halinde davacılara iadesine, kararın tebliğini izleyen tarihten itibaren 30 gün içinde Danıştay’da temyiz yolu açık olmak üzere, 14.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
MAHMUT ŞEN
37750 Üye
MURAT TEKELİOĞLU
101779 Üye
ENDER GÜNGÖR
103138
YARGILAMA GİDERLERİ :
Başvurma Harcı : 17,15TL
Karar Harcı: 17,15TL
VekaletHarcı : 66,00TL
Y.D. Harcı :
Y.D. İtiraz Harcı:
Posta Gideri: 28,15 TL
53,00 TL
179,60TL
TOPLAM: 361,05 TL
Devamı
- Yorumlar: 0
Tarih: 11-03-2012, 01:15
Kategori: ---
Değerleri Takipçilerimiz, Munzur Doğa Aktivistleri Olarak Yeni Bir Sanal Kimliğimiz ile Yola Çıkarak Videolarımızı, Görüntülerimizi, Etkinliklerimizi Takip Edebilme İmkânına Sahip Olacaksınız. Ancak Sitemiz Şuanda Tasarım Aşamasında Olup 1 Haftalık Bir Süreç İçerisinde Tamamen Yayın Hayatına Büyük Bir Hız ile Devam edecektir. Bu Süre İçerisinde Sizlerin Mesajlarınızı Almaya Devam Edeceğiz.
Munzur Doğa Aktivistleri
Webmaster: Seyhan Çılgın
Munzur Doğa Aktivistleri
Webmaster: Seyhan Çılgın
Devamı
- Yorumlar: 0
Tarih: 29-03-2012, 15:59
Kategori: Genel
SON DAKİKA: 10. İDARE MAHKEMESİ MUNZUR VADİSİNDE YAPILMASI DÜŞÜNÜLEN KONAKTEPE-1 VE KONAKTEPE-2 BARAJLARININ İPTALİNE KARAR VERDİ.
DERSİMDE 5 AVUKATIN VE 25 VATANDAŞIN ANKARA 10. İDARE MAHKEMESİNE KONAKTEPE-1 VE KONAKTEPE-2 BARAJLARININ İPTAL EDİLMESİNE YÖNELİK AÇTIKLARI DAVAYA İLİŞKİN MAHKEMENİN İPTAL KARAR METNİ AŞAĞIDAKİ GİBİDİR. BU HUKUKİ ZAFER TÜM DERSİM HALKINA KUTLU OLSUN.
KONUYA İLİŞKİN OLARAK HUKUKÇU ARKADAŞLARIMIZ YARIN BASINA VE KAMUOYUNA GEREKLİ GEREKLİ BİLGİLERİ VERECEKLERDİR.
KARAR METNİ.
T. C.
ANKARA
10. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO : 2010/2183
KARAR NO : 2012/513
DAVACI : 1- Haydar Çetinkaya
2-Hasan Kaplan
3-Metin Turan
4-Hasan Çiçek
5-Mustafa Yüksel
VEKİLİ : Av. Özgür Ulaş Kaplan
Çağdaş İş merkezi K:2 / TUNCELİ
6-Erdal Meriç
7-Fikri Taş
8-Taylan Yücel
9-Mustafa Turan
VEKİLİ : Av. Bülent Taş
Moğultay Mah.Cumhuriyet Cad.Kılıç İşhanı Kat.3 / TUNCELİ
10-Serdar Erdoğan
11-Burhan Kılınç
12-Murat Polat
13-Ali İhsan Bayır
14-Ayhan Kahraman
VEKİLİ : A v . Enver Erdal Şimşek
Moğultay Mah. Emniyet Sok Gültekinler Ap. Kat:3 No:11 / TUNCELİ
15-Adil Yürük
16-Sevim Çetin
17-Erdemir Çetindere
18-Sinan Parlak
19-Hüseyin Çetin
VEKİLİ : A v . Adnan Çetin
Eski Belediye İşhanı Kat:1/ TUNCELİ
20-Özgür Ateş
21-Ali Kamer Balta
22-Ali Cem Evcin
23-Süleyman Barut
24-Hüseyin Alparslan
VEKİLİ : A v . Özgür Taş
Moğultay Mah. Cumhuriyet Cad. Kılıç İşhanı Kat:3 / TUNCELİ
DAVALILAR : 1- Başbakanlık /ANKARA
2- Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı / ANKARA
3- Orman ve Su İşleri Bakanlığı / ANKARA
MÜDAHİL
(DAVALI YANINDA) : Konaktepe Elektrik Üretim A . Ş .
VEKİLİ : A v . Hasan Erdener Özelgin
Cumhuriyet Cad. Gezi Apt.No. 9 Kat 4 Beyoğlu / İSTANBUL
DAVANIN ÖZETİ : Davacılar tarafından Tunceli ili, Munzur Vadisi Milli Parkı üzerinde yapımı düşünülen Konaktepe 1 Barajı HES ve Konaktepe II Barajı Hes inşaatlarının; söz konusu projelere devam edebilmek için ÇED raporunun alınması gerektiği, anılan santrallerin ÇED raporundan muaf tutulmalarının mümkün olmadığı, Munzur Vadisinin Çevre Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca korunması gereken alan olduğu, bölgenin Türkiye' nin en büyük milli parkı olduğu, üretilmek istenilen enerjinin güneş ve rüzgar enerjisi ile daha ucuza üretilebileceği , söz konusu alanda yapılacak barajlar ile ekolojik dengenin bozulacağı ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
BAŞBAKANLIK
SAVUNMASININ ÖZETİ : Söz konusu projenin 06.06.2002 tarih ve 24777 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ÇED ( Çevresel Etki Değerlendirmesi ) Yönetmeliğinin geçici 1. Maddesi kapsamında olup ÇED raporu hazırlanması zorunluluğundan muaf tutulduğu, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23.02.2006 tarih ve E:2005/3329 , K:2006/52 sayılı kararı gereğince de Konaktepe I ve Konaktepe II HES projelerinin Çevresel Etki Değerlendirme raporundan muaf olduğu, Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 24.10.2001 tarih ve 1181 nolu kararı ile anılan barajların yapılmasında bir sakınca olmadığına karar verildiği , dolayısıyla söz konusu baraj yapımı projesinin iptalini gerektirecek bir husus bulunmadığı , haksız açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
ORMAN ve SU İŞLERİ BAKANLIĞI
DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
SAVUNMASININ ÖZETİ : Davacıların dava konusu ile ilgili menfaat ilişkisi olmadığından davanın öncelikle ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, sözkonusu proje kapsamında yer alan altı adet baraj ve sekiz adet hidroelektrik santralları projesi tamamlandığında toplam 384.5 MW kurulu güçle yılda 1.571 GWh enerji üretilerek yurt ekonomisine 80 milyon dolar katkı sağlayacağı, 1.571 GWh enerjinin ülkemizin toplam enerji üretiminin %1.2'si mertebesinde olup, yaklaşık 750.000 nüfuslu bir kentin enerji ihtiyacına denk olduğu, Konaktepe I ve II HES Barajlarının yer seçiminin 07.02.1993 tarihinden önce yapılmış olması nedeniyle ÇED ( Çevresel Etki Değerlendirmesi ) Yönetmeliğinin geçici 1. Maddesi kapsamında olup ÇED raporu hazırlanması zorunluluğundan muaf tutulduğu, Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 24.10.2001 tarih ve 1181 nolu kararı ile anılan barajların yapılmasında bir sakınca olmadığına karar verildiği , haksız açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
ENERJİ VE TABİİ
KAYNAKLAR BAKANLIĞI
SAVUNMASININ ÖZETİ : Haksız açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
MÜDAHİL ( DAVALI YANINDA)
SAVUNMASININ ÖZETİ : Konaktepe I ve II HES barajı projelerinin ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) Yönetmeliğinin Geçici 1. maddesi kapsamında ÇED raporu hazırlanması zorunluluğundan muaf tutultuduğu, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23.02.2006 tarih ve E:2005/3329 , K:2006/52 sayılı ve Danıştay 10. Dairesinin E:2007/6377, K:2007/5647 sayılı kararları ile söz konusu projelerin ÇED raporundan muaf olduğuna karar verildiği, söz konusu santrallerin çevreye zarar vermediği, konuya ilişkin olarak Ankara, Fırat, Atatürk ve Iğdır Üniversitelerince hazırlanan bilimsel raporlar bulunduğu, söz konusu projelerin tamamen mevzuata uygun olduğu, haksız açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara 10. İdare Mahkemesi’nce, duruşma için önceden belirlenen 03.11.2011 tarihinde davacılar vekilleri Av. Adnan Çetin , Av. Özgür Ulaş Kaplan, Av. Bülent Taş ve Av. Enver Erdal Şimşek' in, davalı Başbakanlığı temsilen Hukuk Müşaviri Müjgan Uçkan' ın , Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nı temsilen Hukuk Müşaviri Zeynep Aksu'nun, Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nı temsilen İbrahim Utku Tiryaki 'nin , Müdahil Konaktepe Elektrik Üretim A.Ş. Vekili Av. Hasan Erdener Özelgin' in geldiği görülerek tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilip işin gereği görüşüldü:
Dava; d avacılar tarafından Tunceli ili, Munzur Vadisi Milli Parkı üzerinde yapımı düşünülen Konaktepe 1 Barajı HES ve Konaktepe II Barajı HES inşaatlarının iptali istemiyle açılmıştır.
2873 sayılı Milli Parklar Kanunu'nun 1. maddesinde; Kanun'un amacı yurdumuzdaki milli ve milletlerarası düzeyde değerlere sahip milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanlarının seçilip belirlenmesine, özellik ve karakterleri bozulmadan korunmasına, geliştirilmesine ve yönetilmesine ilişkin esasları düzenlemek" olarak hükme bağlanmış 2. maddesinin (a) bendinde; milli park, bilimsel ve estetik bakımından, milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat olarak tanımlanmıştır.
Kanun'un 4.maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre milli park olarak belirlenen yerlerin özellik ve nitelikleri göz önünde tutularak, koruma ve kullanma amaçlarını gerçekleştirmek üzere, kuruluş, geliştirme ve işletilmelerini kapsayan gelişme planı, ilgili bakanlıkların olumlu görüşleri ve gerektiğinde fiili katkılarıyla, Tarım ve Orman Bakanlığı'nca hazırlanır ve yürürlüğe konur." düzenlemesine yer verilmiş, "Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Verilecek izinler" başlıklı 7. maddesinde de, "Milli park veya tabiat parklarında, planlarına uygun olması şartıyla, kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılacak her türlü plan, proje ve yatırımlara Tarım ve Orman Bakanlığı'nca izin verilebilir ve uygulamalar bu Kanun hükümlerine göre denetlenir." denilmiştir.
Kanun'un "Yasaklanan Faaliyetler" başlıklı 14. maddesinde ise; "Bu Kanun kapsamına giren yerlerde;
a)Tabii ve ekolojik denge ve tabii ekosistem değeri bozulamaz.
b)Yaban hayatı tahrip edilemez.
c)Bu sahaların özelliklerinin kaybolmasına veya değiştirilmesine sebep olan veya olabilecek her türlü müdahaleler ile toprak, su ve hava kirlenmesi ve benzeri çevre sorunları yaratacak iş ve işlemler yapılamaz
d)Tabii dengeyi bozacak her türlü orman ürünleri üretimi, avlanma ve otlatma yapılamaz.
e)Onaylanmış planlarda belirtilen yapı ve tesisler ve Genelkurmay Başkanlığı'nca ihtiyaç duyulacak savunma sistemi için gerekli tesisler dışında kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk bulunmadıkça her ne suretle olursa olsun hiçbir yapı ve tesis kurulamaz ve işletilemez veya bu alanlarda var olan yerleşim sahaları dışında iskan yapılamaz." hükmü yer almıştır.
Anılan Kanun uyarınca yürürlüğe konulan Milli Parklar Yönetmeliği'nin 5. maddesinde; bu Yönetmeliğin uygulandığı yerlerde tabii kaynakların işletilmesinin yasak olduğu, kamulaştırma ve tahsislerin ise Kanun'un 5. ve 6. maddelerine göre yapılacağı, kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir mecburiyet doğması halinde, planda yer almayan herhangi bir yatırım projesinin uygulanmasına, projenin çevreye yapacağı tesir etüd edilerek, çevre ve kaynak koruma politikalarıyla kabul edilemez bir tezat teşkil etmeyeceğinin tespit edilmesi halinde, planda gerekli değişiklikler yapıldıktan sonra Bakanlıkça izin verileceği belirtilmiş, 21. maddesinde; "Milli park ve tabiat parklarında, planlarına uygun olması şartıyla kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılacak her türlü plan, proje ve yatırımlara Bakanlıkça izin verilebileceği ve uygulamaların Kanun ve Yönetmelik Hükümlerine göre denetleneceği belirtilmiştir.
Buna göre Milli Parklar Kanunu ve ilgili Yönetmelik uyarınca milli park sayılan yerlerde tabii kaynakların işletilmesi yasak olup, kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk doğması durumunda ilgili Bakanlığın izin vermesi koşuluyla istisnai olarak bu tür yerlerde bir proje uygulanabilmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden ; 1983 yılında Munzur Projesi Master planı Raporunda tümü enerji amaçlı altı adet baraj ve sekiz adet HES Projesi önerildiği, 1984 yılında "Munzur Projesi" kapsamı içinde yer alan Konaktepe I ve II Barajı ve Hidroelektrik Santrali Planlama Raporunun DSİ Genel Müdürlüğü tarafından tamamlandığı, 26.2.1998 tarihinde ABD - Türkiye resmi makamları arasında hidroelektrik enerji alanında hükümetler arası ortak bildiri imzalandığı, bildiride, "Munzur Projesi" kapsamı içinde yer alan Konaktepe I ve II Barajı ve Hidroelektrik Santrallerinin kesin projelerinin hazırlanması ile inşaatı ve elektromekanik teçhizatının temin ve tesisinin ABD - Türkiye mühendislik, inşaat ve imalatçı firmalardan oluşan konsorsiyum tarafından kredi temini suretiyle yapımının öngörüldüğü,ABD firmaları ile Türk inşaat ve mühendislik firmalarıyla temas kurarak işin yapımını üstlenecek konsorsiyumlar oluşturulduğu, 10.9.1998 tarihli dava konusu Bakanlar Kurulu Kararıyla; " 26.2.1998 tarihinde ABD - Türkiye arasında Washington D.C.'de imzalanan Hükümetlerarası Ortak Bildiri'de belirlenen Konaktepe I ve II Baraj ve Hidroelektrik Santral Projeleri kesin projesinin hazırlanması ile inşaatı ve elektromekanik teçhizatının temin ve tesisi işinin Türk ve Amerika Birleşik Devletleri firmalarından oluşan konsorsiyum ile müzakerelerde bulunarak, sözkonusu konsorsiyuma yaptırılmasında iç ve dış finansman ihtiyacını karşılamak üzere sağlanacak kredilerin Hazine Müsteşarlığınca uygun bulunması kaydıyla 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerinin uygulanmamasının ve bu konuda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının yetkili kılınmasının, anılan Kanunun 89 uncu maddesi uyarınca kararlaştırıldığını" belirten kararın alındığı, 20.11.1998 tarihli Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı oluruyla Konsorsiyum tarafından verilecek teklifler üzerinde müzakere yapılması ve mutabakat sağlanması halinde sözleşmelerin parafe edilmesi, finansman için teklif edilecek kredilerin incelenmesi ve değerlendirilmesi için Hazine Müsteşarlığıma intikal ettirilmesi, projenin yapımını üstlenen firmaların yeterlik ve imkanlarını tespit, verilecek tekliflerin teknik ve mali yönden incelenmesi ile değerlendirilmesi, müzakerelere geçilmesi, ihale öncesi hazırlık çalışmalarının sonuçlandırılması işlerinin heyet marifetiyle yürütülmesi hususlarında DSİ Genel Müdürlüğü'nün yetkilendirdiği, 8.3.2002 tarihinde Konaktepe l-ll Hidroelektrik Santrallarının kesin projesinin hazırlanmasına ilişkin sözleşmenin düzenlendiği, anılan sözleşmenin Maliye Bakanlığı'nca vize edildikten sonra 27.3.2002 tarihinde de Sayıştay Başkanlığınca tescil edildiği, Çevre Bakanlığı'nın 24.6.2002 tarihli yazısında; Munzur Projesi Konaktepe Barajı projesine ait kesin proje onay tarihinin 7.2.1993 tarihinde olması sebebiyle sözkonusu projenin 6.6.2002 tarih ve 24777 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ÇED Yönetmeliğinin Geçici 4 üncü maddesi kapsamında değerlendirildiği hususlarına yer verilmesi üzerine, bu yazıya istinaden idarece ( Enerji ve Tabiii Kaynaklar Bakanlığı) ÇED Raporunun hazırlanmasına veya herhangi birine hazırlattırılmasına gerek görülmediği, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün 9.6.2005 tarihli yazısında; "projeye ait ÇED Raporu alınması hususunda, projenin eski tarihli olması gerekçesi ile Çevre Bakanlığınca muaf tutulmakla birlikte, projenin bulunduğu yerin milli park sınırları içerisinde olması ve inşaat aşamasında kreditör kuruluşlarca böyle bir rapora gereksinim duyulacağı düşüncesi ile rapor konusu konsorsiyum tarafından hazırlandığının ve Etüd ve Plan Dairesi Başkanlığına onaylanmak üzere teslim edilmesinin beklendiğinin, Konaktepe Barajı ve Konaktepe l-ll Hidroelektrik Santral kati projelerinin sözleşme gereği Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri şirketlerinden oluşan Konaktepe Konsorsiyumu tarafından hazırlandığının ve halen Barajlar ve HES Başkanlığınca onaylanmak üzere incelendiğinin" belirtildiği, aradan geçen uzun süreye rağmen söz konusu proje yapımına başlanılmadığı, davacılar tarafından 13.05.2010 tarihli dilekçeler ile söz konusu HES projelerinin yapımının durdurulması için yapılan başvuruların reddi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, bir başka davacı tarafından Konaktepe Elektrik Üretim A.Ş.' ne Konaktepe I ve II HES için 28.01.2010 tarihinden itiraben 49 yıllığına elektrik üretim lisansı verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan ve Danıştay 13. Dairesinin E:2010/995 sayılı dosyasında görülmekte olan davada verilen 11.10.2010 tarihli kararda; " Konaktepe Elektrik Üretim A Ş. tarafından yapılacak Konaktepe Barajı-Konaktepe HES I ile Konaktepe HES II için 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu, Milli Parklar Yönetmeliği ve Orman Sayılan Alanlarda Verilecek izinler Hakkında Yönetmelik kapsamında Çevre ve Orman Bakanlığı'nca verilmiş bir izin ve yapılmış herhangi bir tahsis bulunmadığı; Munzur Vadisi Milli Park Uzun Devreli Gelişme Planı'nın onaylanmadığı, Maliye Bakanlığı'nca söz konusu proje için herhangi bir tahsis yapılmadığı, yine üretim lisansı sahibi şirket ile su kullanım hakkı imzalayan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'ne de 2873 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliği uyarınca herhangi bir izin verilmediğinin dosya içeriğinden anlaşıldığı, bu durumda, milli park niteliğini taşıyan "Munzur Vadisi"nde su kaynaklarının kullanımı ve işletilmesinin, Milli Parklar Kanunu ve ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca, ancak, "kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk" koşullarının gerçekleştiğinin ilgili Bakanlıkça ortaya konulmasına bağlı olduğu, dolayısıyla milli park sınırları içerisinde kalan dava konusu HES projelerine üretim lisansı verilebilmesi için, öncelikle yukarıda belirtilen koşulların yerine getirilmesinin gerektiği; bu bağlamda, dava konusu işlemin, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinde öngörülen amaçlarla uyumlu olmadığı gibi, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu ve ilgili Yönetmelik hükümlerine de aykın olduğu"gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, yürütmenin durdurulmasına ilişkin karara karşı yapılan itiraz üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26.05.2011 tarih ve YD İtiraz No:2010/1147 sayılı kararında; " Munzur Projesi kapsamı içinde yer alan Konaktepe I ve II Barajı ve Hidroelektrik Santralinin kesin projesinin hazırlanması ile inşaatı ve elektromekanik teçhizatının temin ve tesisi işinin Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri şirketlerinden oluşan konsorsiyuma müzakerelerde bulunularak yaptınlmasına ilişkin Bakanlar Kurulunun 10.09.1998 günlü, 98/11634 sayılı Karan ile bu Karara dayanılarak korsorsiyumla imzalanan sözleşmenin ve söz konusu baraj ve hidroelektrik santralinin yapımından vazgeçilmesi için yaptıkları başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesinin 05.07.2005 günlü E:2002/2180, K:2005/3958 sayılı kararıyla: ÇED Raporunun hazırlanması zorunlu olmasına rağmen, idarece Konaktepe I ve II Barajı ve Hidroelektrik Santrali projesinin ÇED raporunun hazırlanmamasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle Konaktepe I ve II Barajı ve Hidroelektrik Santral inşaatlarının durdurularak yapımından vazgeçilmesi isteminin zımnen reddine ilişkin işlem ile bu işleme dayanak oluşturan 10.09.1998 günlü, 98/11634 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının iptaline karar verilmiş, anılan karar Danıştay İdari Dava Dairelerinin 23.02.2006 günlü, E:2005/3329, K:2006/52 sayılı kararıyla; Konaktepe I ve II Barajı ile Hidroelektrik Santralinin yer seçiminin 07.02.1993 tarihinden önce yapılmış olması ve bu projeye ilişkin yapım işinin, davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 23.6.1997 günlü, 23028 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin geçici 1. maddesi uyarınca "Çevresel Etki Değerlendirme Raporu"ndan muaf olması nedeniyle dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının ve zımni red işleminin iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmediği, öte yandan, kredi kuruluşlarınca bu proje için çevresel Etki Değerlendirme Raporu hazırlatılması isteği üzerine konsorsiyum tarafından Dünya Bankası standartlarında çevresel Etki Değerlendirme Raporu hazırlatılmakta olduğunun anlaşıldığı, hazırlanacak olan söz konusu çevresel Etki Değerlendirme Raporunda, arazi kullanımının, türler ve ekosistemin, hava, su ve toprak Özelliklerinin, toprak kalitesinin sosyo ekonomik özelliklerin ve ayrıca projenin uygulanacağı yerin milli park sınırları içinde olması hususunun değerlendirileceğinde de kuşku bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. Diğer yandan, açılan bir davada Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 07.05.2009 günlü, YD İtiraz No:2008/1490 sayılı kararıyla" davaya konu proje ile ilgili olarak hazırlanan fizibilite raporu çerçevesinde projenin 'çevreye uyumlu' olup olmadığının, çevre mevzuatı açısından zorunlu olan 'ÇED Olumlu Kararı' veya 'ÇED Gerekli Değildir Kararı' alınmasına ilişkin yasal sürecin tamamlanmasının üretim lisansı verilmeden önce bir 'ön şart' olarak kabul edilmesi ve bu ön şartın lisans verilmeden önce aranması gereklidir, "gerekçesine yer verilmiş, davalı idarece de bu karar gözetilerek, 04.08.2002 günlü, 24836 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 30.9.2009 günlü, 27362 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik 10. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, lisans başvurusuna konu üretim tesisi projesinin, 17/07/2008 günlü, 26939 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında olması halinde, söz konusu Yönetmelik kapsamında alınan kararın ibraz edilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir Bu arada. 2872 sayılı Kanun'un 10. maddesine dayanılarak yürürlüğe konulan 17.07.2008 günlü, 26939 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin Geçici 3. maddesinde: 07/02/1993 günlü 21489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinden önce uygulama projeleri onaylanmış veya çevre mevzuatı ve ilgili diğer mevzuat uyarınca yetkili mercilerden izin, ruhsat veya onay ya da kamulaştırma kararı alınmış veya yatırım programına alınmış veya mevzi imar planları onaylanmış projelere veya bu tarihten önce üretim ve/veya işletmeye başladığı belgelenen projelere Çevre Kanunu ve ilgili diğer yönetmeliklerde alınması gereken izinler saklı kalmak kaydıyla bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmüş ise de, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 07.10.2010 günlü, E:2010/968 sayılı kararıyla: Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin Geçici 3. maddesi hükmünün , 07.02,1993 günlü. 21489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin Geçici 1 maddesinde de yer aldığı ve 1983 yılında yürürlüğe giren 2872 sayılı Yasa'dan sonra yapılan ilk düzenleme olduğu, diğer bir ifadeyle daha önce bu konuda çıkarılmış bir yönetmelik bulunmaması nedeniyle ÇED raporu hazırlanmadan uygulanmasına başlanılmış faaliyetlerin ve yatırımların Yönetmelik kapsamı dışında bırakıldığı ve bu istisna hükmüne daha sonra yapılan tüm Yönetmelik değişikliklerinde de yer verildiği, ÇED süreci izlenilmesi zorunlu olan projeler yönünden dahi anılan Yönetmeliklerde yatınma başlanılması için belirli bir süre öngörülmekte iken, 07.02.1993 tarihinden önce uygulama projeleri onaylanmış veya çevre mevzuatı ile ilgili diğer mevzuat uyannca yetkili mercilerden izin. Ruhsat veya onay ya da kamulaştırma kararı alınmış veya yatırım programına alınmış veya mevzi imar planları onaylanmış projelere, yatırıma başlanması için belirli bir süre öngörülmeksizin aradan geçen bunca zamana rağmen, ÇED sürecinden muafiyet sağlayan düzenlemede, çevrenin korunması ilkesi açısından hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle" dava konusu Yönetmeliğin Geçici 3 maddesinin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiş; ancak. ÇED sürecinin planlama aşamasında yer alan projelere uygulanması gerekliliği karşısında, planlama aşaması geçmiş olan, diğer bir anlatımla, üretim ve/veya işletmeye başladığı belgelenen projelere anılan madde hükmüyle muafiyet tanınmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı da anılan kararda belirtilmiştir. Bu durumda: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 23.02.2006 günlü, E:2005/3329, K:2006/52 sayılı kararında "çevresel Etki Değerlendirme Raporu"ndan muaf olduğu belirtilmekle birlikte kredi kuruluşlarının isteği üzerine hazırlanacak olan çevresel Etki Değerlendirme Raporunda, arazi kullanımının, türler ve ekosistemin, hava, su ve toprak özelliklerinin, toprak kalitesinin, sosyo ekonomik özelliklerin değerlendirileceği hususuna yer verilmiş olması, 17/07/7.008 günlü 26939 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin Geçici 3. maddesi hakkında 07.02.1993 tarihinden önceki projeler için belirli bir süre öngörülmeksizin ÇED sürecinden muafiyet sağlanmasında çevrenin korunması ilkesi açısından hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilmesi ve Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 10. maddesinin 3. Fıkrasının (e) bendi uyarınca lisans verilebilmesi için ÇED Raporu alınması gerektiği düzenlemesinin getirilmiş olması karşısında, dava konusu elektrik üretim lisansının verilebilmesi için ÇED Raporunun da aranması gerektiği sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği görülmektedir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26.05.2011 tarih ve 2010/1147 sayılı kararı gereğince söz konusu projelere devam edilebilmesi içen ÇED raporunun alınması gerektiği, Mahkememizin 29.12.2011 tarihli ara kararı ile anılan karar uyarınca Çevresel Etki Değerlendirme Raporunun hazırlanıp hazırlanmadığının sorulduğu , 27.01.2012 tarihinde kayda giren cevabi yazıda ise Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliği çerçevesinde Konaktepe I ve Konaktepe II HES İnşaatı projeleri için herhangi bir başvuru bulunmadığının belirtildiği , dolayısıyla ÇED raporu alınmadığı anlaşıldığından, davacılar tarafından yapılan başvurunun bu gerekçe ile reddine ilişkin işlemlerde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle , dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 361,05 TL yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.200,00 TL vekalet ücretinin davalı idare lerden 1/3 oranında alınarak davacılara verilmesine , artan posta ücretinin isteği halinde davacılara iadesine, kararın tebliğini izleyen tarihten itibaren 30 gün içinde Danıştay’da temyiz yolu açık olmak üzere, 14.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
MAHMUT ŞEN
37750 Üye
MURAT TEKELİOĞLU
101779 Üye
ENDER GÜNGÖR
103138
YARGILAMA GİDERLERİ :
Başvurma Harcı : 17,15TL
Karar Harcı: 17,15TL
VekaletHarcı : 66,00TL
Y.D. Harcı :
Y.D. İtiraz Harcı:
Posta Gideri: 28,15 TL
53,00 TL
179,60TL
TOPLAM: 361,05 TL
DERSİMDE 5 AVUKATIN VE 25 VATANDAŞIN ANKARA 10. İDARE MAHKEMESİNE KONAKTEPE-1 VE KONAKTEPE-2 BARAJLARININ İPTAL EDİLMESİNE YÖNELİK AÇTIKLARI DAVAYA İLİŞKİN MAHKEMENİN İPTAL KARAR METNİ AŞAĞIDAKİ GİBİDİR. BU HUKUKİ ZAFER TÜM DERSİM HALKINA KUTLU OLSUN.
KONUYA İLİŞKİN OLARAK HUKUKÇU ARKADAŞLARIMIZ YARIN BASINA VE KAMUOYUNA GEREKLİ GEREKLİ BİLGİLERİ VERECEKLERDİR.
KARAR METNİ.
T. C.
ANKARA
10. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO : 2010/2183
KARAR NO : 2012/513
DAVACI : 1- Haydar Çetinkaya
2-Hasan Kaplan
3-Metin Turan
4-Hasan Çiçek
5-Mustafa Yüksel
VEKİLİ : Av. Özgür Ulaş Kaplan
Çağdaş İş merkezi K:2 / TUNCELİ
6-Erdal Meriç
7-Fikri Taş
8-Taylan Yücel
9-Mustafa Turan
VEKİLİ : Av. Bülent Taş
Moğultay Mah.Cumhuriyet Cad.Kılıç İşhanı Kat.3 / TUNCELİ
10-Serdar Erdoğan
11-Burhan Kılınç
12-Murat Polat
13-Ali İhsan Bayır
14-Ayhan Kahraman
VEKİLİ : A v . Enver Erdal Şimşek
Moğultay Mah. Emniyet Sok Gültekinler Ap. Kat:3 No:11 / TUNCELİ
15-Adil Yürük
16-Sevim Çetin
17-Erdemir Çetindere
18-Sinan Parlak
19-Hüseyin Çetin
VEKİLİ : A v . Adnan Çetin
Eski Belediye İşhanı Kat:1/ TUNCELİ
20-Özgür Ateş
21-Ali Kamer Balta
22-Ali Cem Evcin
23-Süleyman Barut
24-Hüseyin Alparslan
VEKİLİ : A v . Özgür Taş
Moğultay Mah. Cumhuriyet Cad. Kılıç İşhanı Kat:3 / TUNCELİ
DAVALILAR : 1- Başbakanlık /ANKARA
2- Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı / ANKARA
3- Orman ve Su İşleri Bakanlığı / ANKARA
MÜDAHİL
(DAVALI YANINDA) : Konaktepe Elektrik Üretim A . Ş .
VEKİLİ : A v . Hasan Erdener Özelgin
Cumhuriyet Cad. Gezi Apt.No. 9 Kat 4 Beyoğlu / İSTANBUL
DAVANIN ÖZETİ : Davacılar tarafından Tunceli ili, Munzur Vadisi Milli Parkı üzerinde yapımı düşünülen Konaktepe 1 Barajı HES ve Konaktepe II Barajı Hes inşaatlarının; söz konusu projelere devam edebilmek için ÇED raporunun alınması gerektiği, anılan santrallerin ÇED raporundan muaf tutulmalarının mümkün olmadığı, Munzur Vadisinin Çevre Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca korunması gereken alan olduğu, bölgenin Türkiye' nin en büyük milli parkı olduğu, üretilmek istenilen enerjinin güneş ve rüzgar enerjisi ile daha ucuza üretilebileceği , söz konusu alanda yapılacak barajlar ile ekolojik dengenin bozulacağı ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
BAŞBAKANLIK
SAVUNMASININ ÖZETİ : Söz konusu projenin 06.06.2002 tarih ve 24777 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ÇED ( Çevresel Etki Değerlendirmesi ) Yönetmeliğinin geçici 1. Maddesi kapsamında olup ÇED raporu hazırlanması zorunluluğundan muaf tutulduğu, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23.02.2006 tarih ve E:2005/3329 , K:2006/52 sayılı kararı gereğince de Konaktepe I ve Konaktepe II HES projelerinin Çevresel Etki Değerlendirme raporundan muaf olduğu, Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 24.10.2001 tarih ve 1181 nolu kararı ile anılan barajların yapılmasında bir sakınca olmadığına karar verildiği , dolayısıyla söz konusu baraj yapımı projesinin iptalini gerektirecek bir husus bulunmadığı , haksız açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
ORMAN ve SU İŞLERİ BAKANLIĞI
DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
SAVUNMASININ ÖZETİ : Davacıların dava konusu ile ilgili menfaat ilişkisi olmadığından davanın öncelikle ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, sözkonusu proje kapsamında yer alan altı adet baraj ve sekiz adet hidroelektrik santralları projesi tamamlandığında toplam 384.5 MW kurulu güçle yılda 1.571 GWh enerji üretilerek yurt ekonomisine 80 milyon dolar katkı sağlayacağı, 1.571 GWh enerjinin ülkemizin toplam enerji üretiminin %1.2'si mertebesinde olup, yaklaşık 750.000 nüfuslu bir kentin enerji ihtiyacına denk olduğu, Konaktepe I ve II HES Barajlarının yer seçiminin 07.02.1993 tarihinden önce yapılmış olması nedeniyle ÇED ( Çevresel Etki Değerlendirmesi ) Yönetmeliğinin geçici 1. Maddesi kapsamında olup ÇED raporu hazırlanması zorunluluğundan muaf tutulduğu, Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 24.10.2001 tarih ve 1181 nolu kararı ile anılan barajların yapılmasında bir sakınca olmadığına karar verildiği , haksız açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
ENERJİ VE TABİİ
KAYNAKLAR BAKANLIĞI
SAVUNMASININ ÖZETİ : Haksız açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
MÜDAHİL ( DAVALI YANINDA)
SAVUNMASININ ÖZETİ : Konaktepe I ve II HES barajı projelerinin ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) Yönetmeliğinin Geçici 1. maddesi kapsamında ÇED raporu hazırlanması zorunluluğundan muaf tutultuduğu, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23.02.2006 tarih ve E:2005/3329 , K:2006/52 sayılı ve Danıştay 10. Dairesinin E:2007/6377, K:2007/5647 sayılı kararları ile söz konusu projelerin ÇED raporundan muaf olduğuna karar verildiği, söz konusu santrallerin çevreye zarar vermediği, konuya ilişkin olarak Ankara, Fırat, Atatürk ve Iğdır Üniversitelerince hazırlanan bilimsel raporlar bulunduğu, söz konusu projelerin tamamen mevzuata uygun olduğu, haksız açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara 10. İdare Mahkemesi’nce, duruşma için önceden belirlenen 03.11.2011 tarihinde davacılar vekilleri Av. Adnan Çetin , Av. Özgür Ulaş Kaplan, Av. Bülent Taş ve Av. Enver Erdal Şimşek' in, davalı Başbakanlığı temsilen Hukuk Müşaviri Müjgan Uçkan' ın , Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nı temsilen Hukuk Müşaviri Zeynep Aksu'nun, Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nı temsilen İbrahim Utku Tiryaki 'nin , Müdahil Konaktepe Elektrik Üretim A.Ş. Vekili Av. Hasan Erdener Özelgin' in geldiği görülerek tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilip işin gereği görüşüldü:
Dava; d avacılar tarafından Tunceli ili, Munzur Vadisi Milli Parkı üzerinde yapımı düşünülen Konaktepe 1 Barajı HES ve Konaktepe II Barajı HES inşaatlarının iptali istemiyle açılmıştır.
2873 sayılı Milli Parklar Kanunu'nun 1. maddesinde; Kanun'un amacı yurdumuzdaki milli ve milletlerarası düzeyde değerlere sahip milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanlarının seçilip belirlenmesine, özellik ve karakterleri bozulmadan korunmasına, geliştirilmesine ve yönetilmesine ilişkin esasları düzenlemek" olarak hükme bağlanmış 2. maddesinin (a) bendinde; milli park, bilimsel ve estetik bakımından, milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat olarak tanımlanmıştır.
Kanun'un 4.maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre milli park olarak belirlenen yerlerin özellik ve nitelikleri göz önünde tutularak, koruma ve kullanma amaçlarını gerçekleştirmek üzere, kuruluş, geliştirme ve işletilmelerini kapsayan gelişme planı, ilgili bakanlıkların olumlu görüşleri ve gerektiğinde fiili katkılarıyla, Tarım ve Orman Bakanlığı'nca hazırlanır ve yürürlüğe konur." düzenlemesine yer verilmiş, "Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Verilecek izinler" başlıklı 7. maddesinde de, "Milli park veya tabiat parklarında, planlarına uygun olması şartıyla, kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılacak her türlü plan, proje ve yatırımlara Tarım ve Orman Bakanlığı'nca izin verilebilir ve uygulamalar bu Kanun hükümlerine göre denetlenir." denilmiştir.
Kanun'un "Yasaklanan Faaliyetler" başlıklı 14. maddesinde ise; "Bu Kanun kapsamına giren yerlerde;
a)Tabii ve ekolojik denge ve tabii ekosistem değeri bozulamaz.
b)Yaban hayatı tahrip edilemez.
c)Bu sahaların özelliklerinin kaybolmasına veya değiştirilmesine sebep olan veya olabilecek her türlü müdahaleler ile toprak, su ve hava kirlenmesi ve benzeri çevre sorunları yaratacak iş ve işlemler yapılamaz
d)Tabii dengeyi bozacak her türlü orman ürünleri üretimi, avlanma ve otlatma yapılamaz.
e)Onaylanmış planlarda belirtilen yapı ve tesisler ve Genelkurmay Başkanlığı'nca ihtiyaç duyulacak savunma sistemi için gerekli tesisler dışında kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk bulunmadıkça her ne suretle olursa olsun hiçbir yapı ve tesis kurulamaz ve işletilemez veya bu alanlarda var olan yerleşim sahaları dışında iskan yapılamaz." hükmü yer almıştır.
Anılan Kanun uyarınca yürürlüğe konulan Milli Parklar Yönetmeliği'nin 5. maddesinde; bu Yönetmeliğin uygulandığı yerlerde tabii kaynakların işletilmesinin yasak olduğu, kamulaştırma ve tahsislerin ise Kanun'un 5. ve 6. maddelerine göre yapılacağı, kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir mecburiyet doğması halinde, planda yer almayan herhangi bir yatırım projesinin uygulanmasına, projenin çevreye yapacağı tesir etüd edilerek, çevre ve kaynak koruma politikalarıyla kabul edilemez bir tezat teşkil etmeyeceğinin tespit edilmesi halinde, planda gerekli değişiklikler yapıldıktan sonra Bakanlıkça izin verileceği belirtilmiş, 21. maddesinde; "Milli park ve tabiat parklarında, planlarına uygun olması şartıyla kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılacak her türlü plan, proje ve yatırımlara Bakanlıkça izin verilebileceği ve uygulamaların Kanun ve Yönetmelik Hükümlerine göre denetleneceği belirtilmiştir.
Buna göre Milli Parklar Kanunu ve ilgili Yönetmelik uyarınca milli park sayılan yerlerde tabii kaynakların işletilmesi yasak olup, kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk doğması durumunda ilgili Bakanlığın izin vermesi koşuluyla istisnai olarak bu tür yerlerde bir proje uygulanabilmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden ; 1983 yılında Munzur Projesi Master planı Raporunda tümü enerji amaçlı altı adet baraj ve sekiz adet HES Projesi önerildiği, 1984 yılında "Munzur Projesi" kapsamı içinde yer alan Konaktepe I ve II Barajı ve Hidroelektrik Santrali Planlama Raporunun DSİ Genel Müdürlüğü tarafından tamamlandığı, 26.2.1998 tarihinde ABD - Türkiye resmi makamları arasında hidroelektrik enerji alanında hükümetler arası ortak bildiri imzalandığı, bildiride, "Munzur Projesi" kapsamı içinde yer alan Konaktepe I ve II Barajı ve Hidroelektrik Santrallerinin kesin projelerinin hazırlanması ile inşaatı ve elektromekanik teçhizatının temin ve tesisinin ABD - Türkiye mühendislik, inşaat ve imalatçı firmalardan oluşan konsorsiyum tarafından kredi temini suretiyle yapımının öngörüldüğü,ABD firmaları ile Türk inşaat ve mühendislik firmalarıyla temas kurarak işin yapımını üstlenecek konsorsiyumlar oluşturulduğu, 10.9.1998 tarihli dava konusu Bakanlar Kurulu Kararıyla; " 26.2.1998 tarihinde ABD - Türkiye arasında Washington D.C.'de imzalanan Hükümetlerarası Ortak Bildiri'de belirlenen Konaktepe I ve II Baraj ve Hidroelektrik Santral Projeleri kesin projesinin hazırlanması ile inşaatı ve elektromekanik teçhizatının temin ve tesisi işinin Türk ve Amerika Birleşik Devletleri firmalarından oluşan konsorsiyum ile müzakerelerde bulunarak, sözkonusu konsorsiyuma yaptırılmasında iç ve dış finansman ihtiyacını karşılamak üzere sağlanacak kredilerin Hazine Müsteşarlığınca uygun bulunması kaydıyla 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerinin uygulanmamasının ve bu konuda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının yetkili kılınmasının, anılan Kanunun 89 uncu maddesi uyarınca kararlaştırıldığını" belirten kararın alındığı, 20.11.1998 tarihli Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı oluruyla Konsorsiyum tarafından verilecek teklifler üzerinde müzakere yapılması ve mutabakat sağlanması halinde sözleşmelerin parafe edilmesi, finansman için teklif edilecek kredilerin incelenmesi ve değerlendirilmesi için Hazine Müsteşarlığıma intikal ettirilmesi, projenin yapımını üstlenen firmaların yeterlik ve imkanlarını tespit, verilecek tekliflerin teknik ve mali yönden incelenmesi ile değerlendirilmesi, müzakerelere geçilmesi, ihale öncesi hazırlık çalışmalarının sonuçlandırılması işlerinin heyet marifetiyle yürütülmesi hususlarında DSİ Genel Müdürlüğü'nün yetkilendirdiği, 8.3.2002 tarihinde Konaktepe l-ll Hidroelektrik Santrallarının kesin projesinin hazırlanmasına ilişkin sözleşmenin düzenlendiği, anılan sözleşmenin Maliye Bakanlığı'nca vize edildikten sonra 27.3.2002 tarihinde de Sayıştay Başkanlığınca tescil edildiği, Çevre Bakanlığı'nın 24.6.2002 tarihli yazısında; Munzur Projesi Konaktepe Barajı projesine ait kesin proje onay tarihinin 7.2.1993 tarihinde olması sebebiyle sözkonusu projenin 6.6.2002 tarih ve 24777 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ÇED Yönetmeliğinin Geçici 4 üncü maddesi kapsamında değerlendirildiği hususlarına yer verilmesi üzerine, bu yazıya istinaden idarece ( Enerji ve Tabiii Kaynaklar Bakanlığı) ÇED Raporunun hazırlanmasına veya herhangi birine hazırlattırılmasına gerek görülmediği, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün 9.6.2005 tarihli yazısında; "projeye ait ÇED Raporu alınması hususunda, projenin eski tarihli olması gerekçesi ile Çevre Bakanlığınca muaf tutulmakla birlikte, projenin bulunduğu yerin milli park sınırları içerisinde olması ve inşaat aşamasında kreditör kuruluşlarca böyle bir rapora gereksinim duyulacağı düşüncesi ile rapor konusu konsorsiyum tarafından hazırlandığının ve Etüd ve Plan Dairesi Başkanlığına onaylanmak üzere teslim edilmesinin beklendiğinin, Konaktepe Barajı ve Konaktepe l-ll Hidroelektrik Santral kati projelerinin sözleşme gereği Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri şirketlerinden oluşan Konaktepe Konsorsiyumu tarafından hazırlandığının ve halen Barajlar ve HES Başkanlığınca onaylanmak üzere incelendiğinin" belirtildiği, aradan geçen uzun süreye rağmen söz konusu proje yapımına başlanılmadığı, davacılar tarafından 13.05.2010 tarihli dilekçeler ile söz konusu HES projelerinin yapımının durdurulması için yapılan başvuruların reddi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, bir başka davacı tarafından Konaktepe Elektrik Üretim A.Ş.' ne Konaktepe I ve II HES için 28.01.2010 tarihinden itiraben 49 yıllığına elektrik üretim lisansı verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan ve Danıştay 13. Dairesinin E:2010/995 sayılı dosyasında görülmekte olan davada verilen 11.10.2010 tarihli kararda; " Konaktepe Elektrik Üretim A Ş. tarafından yapılacak Konaktepe Barajı-Konaktepe HES I ile Konaktepe HES II için 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu, Milli Parklar Yönetmeliği ve Orman Sayılan Alanlarda Verilecek izinler Hakkında Yönetmelik kapsamında Çevre ve Orman Bakanlığı'nca verilmiş bir izin ve yapılmış herhangi bir tahsis bulunmadığı; Munzur Vadisi Milli Park Uzun Devreli Gelişme Planı'nın onaylanmadığı, Maliye Bakanlığı'nca söz konusu proje için herhangi bir tahsis yapılmadığı, yine üretim lisansı sahibi şirket ile su kullanım hakkı imzalayan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'ne de 2873 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliği uyarınca herhangi bir izin verilmediğinin dosya içeriğinden anlaşıldığı, bu durumda, milli park niteliğini taşıyan "Munzur Vadisi"nde su kaynaklarının kullanımı ve işletilmesinin, Milli Parklar Kanunu ve ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca, ancak, "kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk" koşullarının gerçekleştiğinin ilgili Bakanlıkça ortaya konulmasına bağlı olduğu, dolayısıyla milli park sınırları içerisinde kalan dava konusu HES projelerine üretim lisansı verilebilmesi için, öncelikle yukarıda belirtilen koşulların yerine getirilmesinin gerektiği; bu bağlamda, dava konusu işlemin, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinde öngörülen amaçlarla uyumlu olmadığı gibi, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu ve ilgili Yönetmelik hükümlerine de aykın olduğu"gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, yürütmenin durdurulmasına ilişkin karara karşı yapılan itiraz üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26.05.2011 tarih ve YD İtiraz No:2010/1147 sayılı kararında; " Munzur Projesi kapsamı içinde yer alan Konaktepe I ve II Barajı ve Hidroelektrik Santralinin kesin projesinin hazırlanması ile inşaatı ve elektromekanik teçhizatının temin ve tesisi işinin Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri şirketlerinden oluşan konsorsiyuma müzakerelerde bulunularak yaptınlmasına ilişkin Bakanlar Kurulunun 10.09.1998 günlü, 98/11634 sayılı Karan ile bu Karara dayanılarak korsorsiyumla imzalanan sözleşmenin ve söz konusu baraj ve hidroelektrik santralinin yapımından vazgeçilmesi için yaptıkları başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesinin 05.07.2005 günlü E:2002/2180, K:2005/3958 sayılı kararıyla: ÇED Raporunun hazırlanması zorunlu olmasına rağmen, idarece Konaktepe I ve II Barajı ve Hidroelektrik Santrali projesinin ÇED raporunun hazırlanmamasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle Konaktepe I ve II Barajı ve Hidroelektrik Santral inşaatlarının durdurularak yapımından vazgeçilmesi isteminin zımnen reddine ilişkin işlem ile bu işleme dayanak oluşturan 10.09.1998 günlü, 98/11634 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının iptaline karar verilmiş, anılan karar Danıştay İdari Dava Dairelerinin 23.02.2006 günlü, E:2005/3329, K:2006/52 sayılı kararıyla; Konaktepe I ve II Barajı ile Hidroelektrik Santralinin yer seçiminin 07.02.1993 tarihinden önce yapılmış olması ve bu projeye ilişkin yapım işinin, davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 23.6.1997 günlü, 23028 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin geçici 1. maddesi uyarınca "Çevresel Etki Değerlendirme Raporu"ndan muaf olması nedeniyle dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının ve zımni red işleminin iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmediği, öte yandan, kredi kuruluşlarınca bu proje için çevresel Etki Değerlendirme Raporu hazırlatılması isteği üzerine konsorsiyum tarafından Dünya Bankası standartlarında çevresel Etki Değerlendirme Raporu hazırlatılmakta olduğunun anlaşıldığı, hazırlanacak olan söz konusu çevresel Etki Değerlendirme Raporunda, arazi kullanımının, türler ve ekosistemin, hava, su ve toprak Özelliklerinin, toprak kalitesinin sosyo ekonomik özelliklerin ve ayrıca projenin uygulanacağı yerin milli park sınırları içinde olması hususunun değerlendirileceğinde de kuşku bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. Diğer yandan, açılan bir davada Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 07.05.2009 günlü, YD İtiraz No:2008/1490 sayılı kararıyla" davaya konu proje ile ilgili olarak hazırlanan fizibilite raporu çerçevesinde projenin 'çevreye uyumlu' olup olmadığının, çevre mevzuatı açısından zorunlu olan 'ÇED Olumlu Kararı' veya 'ÇED Gerekli Değildir Kararı' alınmasına ilişkin yasal sürecin tamamlanmasının üretim lisansı verilmeden önce bir 'ön şart' olarak kabul edilmesi ve bu ön şartın lisans verilmeden önce aranması gereklidir, "gerekçesine yer verilmiş, davalı idarece de bu karar gözetilerek, 04.08.2002 günlü, 24836 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 30.9.2009 günlü, 27362 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik 10. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, lisans başvurusuna konu üretim tesisi projesinin, 17/07/2008 günlü, 26939 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında olması halinde, söz konusu Yönetmelik kapsamında alınan kararın ibraz edilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir Bu arada. 2872 sayılı Kanun'un 10. maddesine dayanılarak yürürlüğe konulan 17.07.2008 günlü, 26939 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin Geçici 3. maddesinde: 07/02/1993 günlü 21489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinden önce uygulama projeleri onaylanmış veya çevre mevzuatı ve ilgili diğer mevzuat uyarınca yetkili mercilerden izin, ruhsat veya onay ya da kamulaştırma kararı alınmış veya yatırım programına alınmış veya mevzi imar planları onaylanmış projelere veya bu tarihten önce üretim ve/veya işletmeye başladığı belgelenen projelere Çevre Kanunu ve ilgili diğer yönetmeliklerde alınması gereken izinler saklı kalmak kaydıyla bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmüş ise de, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 07.10.2010 günlü, E:2010/968 sayılı kararıyla: Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin Geçici 3. maddesi hükmünün , 07.02,1993 günlü. 21489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin Geçici 1 maddesinde de yer aldığı ve 1983 yılında yürürlüğe giren 2872 sayılı Yasa'dan sonra yapılan ilk düzenleme olduğu, diğer bir ifadeyle daha önce bu konuda çıkarılmış bir yönetmelik bulunmaması nedeniyle ÇED raporu hazırlanmadan uygulanmasına başlanılmış faaliyetlerin ve yatırımların Yönetmelik kapsamı dışında bırakıldığı ve bu istisna hükmüne daha sonra yapılan tüm Yönetmelik değişikliklerinde de yer verildiği, ÇED süreci izlenilmesi zorunlu olan projeler yönünden dahi anılan Yönetmeliklerde yatınma başlanılması için belirli bir süre öngörülmekte iken, 07.02.1993 tarihinden önce uygulama projeleri onaylanmış veya çevre mevzuatı ile ilgili diğer mevzuat uyannca yetkili mercilerden izin. Ruhsat veya onay ya da kamulaştırma kararı alınmış veya yatırım programına alınmış veya mevzi imar planları onaylanmış projelere, yatırıma başlanması için belirli bir süre öngörülmeksizin aradan geçen bunca zamana rağmen, ÇED sürecinden muafiyet sağlayan düzenlemede, çevrenin korunması ilkesi açısından hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle" dava konusu Yönetmeliğin Geçici 3 maddesinin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiş; ancak. ÇED sürecinin planlama aşamasında yer alan projelere uygulanması gerekliliği karşısında, planlama aşaması geçmiş olan, diğer bir anlatımla, üretim ve/veya işletmeye başladığı belgelenen projelere anılan madde hükmüyle muafiyet tanınmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı da anılan kararda belirtilmiştir. Bu durumda: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 23.02.2006 günlü, E:2005/3329, K:2006/52 sayılı kararında "çevresel Etki Değerlendirme Raporu"ndan muaf olduğu belirtilmekle birlikte kredi kuruluşlarının isteği üzerine hazırlanacak olan çevresel Etki Değerlendirme Raporunda, arazi kullanımının, türler ve ekosistemin, hava, su ve toprak özelliklerinin, toprak kalitesinin, sosyo ekonomik özelliklerin değerlendirileceği hususuna yer verilmiş olması, 17/07/7.008 günlü 26939 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin Geçici 3. maddesi hakkında 07.02.1993 tarihinden önceki projeler için belirli bir süre öngörülmeksizin ÇED sürecinden muafiyet sağlanmasında çevrenin korunması ilkesi açısından hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilmesi ve Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 10. maddesinin 3. Fıkrasının (e) bendi uyarınca lisans verilebilmesi için ÇED Raporu alınması gerektiği düzenlemesinin getirilmiş olması karşısında, dava konusu elektrik üretim lisansının verilebilmesi için ÇED Raporunun da aranması gerektiği sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği görülmektedir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26.05.2011 tarih ve 2010/1147 sayılı kararı gereğince söz konusu projelere devam edilebilmesi içen ÇED raporunun alınması gerektiği, Mahkememizin 29.12.2011 tarihli ara kararı ile anılan karar uyarınca Çevresel Etki Değerlendirme Raporunun hazırlanıp hazırlanmadığının sorulduğu , 27.01.2012 tarihinde kayda giren cevabi yazıda ise Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliği çerçevesinde Konaktepe I ve Konaktepe II HES İnşaatı projeleri için herhangi bir başvuru bulunmadığının belirtildiği , dolayısıyla ÇED raporu alınmadığı anlaşıldığından, davacılar tarafından yapılan başvurunun bu gerekçe ile reddine ilişkin işlemlerde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle , dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 361,05 TL yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.200,00 TL vekalet ücretinin davalı idare lerden 1/3 oranında alınarak davacılara verilmesine , artan posta ücretinin isteği halinde davacılara iadesine, kararın tebliğini izleyen tarihten itibaren 30 gün içinde Danıştay’da temyiz yolu açık olmak üzere, 14.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
MAHMUT ŞEN
37750 Üye
MURAT TEKELİOĞLU
101779 Üye
ENDER GÜNGÖR
103138
YARGILAMA GİDERLERİ :
Başvurma Harcı : 17,15TL
Karar Harcı: 17,15TL
VekaletHarcı : 66,00TL
Y.D. Harcı :
Y.D. İtiraz Harcı:
Posta Gideri: 28,15 TL
53,00 TL
179,60TL
TOPLAM: 361,05 TL
Devamı
- Yorumlar: 0

